Barış Bektaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’de yargı sistemine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bektaş, adalet saraylarında hukukun değil siyasetin etkili olduğunu dile getirdi.
“ADALET SARAYLARINDA HUKUK DEĞİL SİYASET NÖBET TUTUYOR”
Barış Bektaş konuşmasında mahkeme salonlarının hakkın tecelli ettiği yerler olmaktan çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'de maalesef adalet saraylarının kapısında artık hukuk değil siyaset nöbet tutuyor. Mahkeme salonları hakkın tecelli ettiği yerler olmaktan çıktı, iktidarın alan belirlediği, siyasi hesaplaşma yaptığı bir mecraya dönüştü. Bu yalnızca bizim muhalefetin iddiası değil siyasi görüşü ne olursa olsun yurttaşlarımızın büyük çoğunluğu tarafından dillendirilen bir gerçek.”
Bektaş, emek mücadelesi vurgusu yaparak Can Atalay örneğini hatırlattı ve sürecin siyasi bir tercih olduğunu savundu.
“YARGI, SİYASETİN APARATI HALİNE GETİRİLİYOR”
CHP’li Bektaş, ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların sistematik olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Tabii, ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı daha sistematik bir soruşturma başlatarak siyasetin el değiştirmemesi için de yine yargıyı aparat olarak kullanıyorsunuz. Mesele denetimse, mesele hukuksa elbette işlesin ama meselenin siyaset olduğunu hepimiz biliyoruz.”
Bektaş, henüz tutuklama yapılmayan belediye başkanlarının siyasi baskıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.
“KAYBEDİLEN BELEDİYELER ŞANTAJLA GERİ ALINMAK İSTENİYOR”
Konuşmasının devamında iktidarın sandıkta kaybettiği belediyeleri yargı yoluyla geri almaya çalıştığını öne süren Bektaş şu ifadeleri kullandı:
“AKP iktidarı siyasi şantajla sandıkta kaybettiği belediyeleri geri almaya çalışıyor, yaptığı gözaltılarını medya şovuna dönüştürüyor, daha iddianame ortada yokken insanları suçlu ilan ediyor.”
“YARGI MUHALEFETE HIZLI, İKTİDARA KARŞI KÖR”
Kamu görevlilerinin yargı karşısında korunduğunu savunan Bektaş, maden faciaları, tren kazaları, yangınlar ve depremleri örnek gösterdi. Ermenek maden faciasındaki süreci bizzat takip ettiğini belirten Bektaş şunları söyledi:
“Ermenek maden faciasında madenci ailenin avukatlığını yaptığım için biliyorum, o kazada 18 can yitirdik, MİGEM'e kusur verildiği hâlde iktidarınız tarafından izin verilmediği için hiçbir kamu görevlisi yargılanmadı.”
“ADALET YA HERKES İÇİN VARDIR YA DA HİÇ YOKTUR”
Konuşmasını sert ifadelerle tamamlayan Bektaş, yargı sisteminin tarafsız olması gerektiğini vurgulayarak şu sözlerle çağrıda bulundu:
“Bu, muhalefete gelince hızlı, iktidara gelince kör olan yargı düzenini kabul etmek mümkün değil. Adalet sarayları, muhaliflere kelepçe dağıtırken iktidar sahiplerine alan açıyor. Adalet ya herkes için vardır ya da hiç yoktur.”








