Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, çocukların fiziksel, zihinsel ve manevi gelişiminin bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı. Sönmez'e göre, bir insanı 'insan' yapan sadece bedeni ve zihni değil, aynı zamanda kalbidir. Bu nedenle, çocukların manevi dünyalarının ihmal edilmemesi, dini ve ahlaki değerlerle beslenen bir yüreğin merhameti yaşam biçimi haline getireceği belirtildi.

SPORUN KARAKTER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Teknolojinin hızla geliştiği günümüz dünyasında, çocukların ekranlara bağımlı hale gelmesinin getirdiği hareketsizlik, yalnızlık ve kötü içerik tehlikesine dikkat çeken Sönmez, sporun bu noktada bir kurtarıcı rolü üstlendiğini ifade etti. Sporun sadece bedeni güçlendiren bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda karakteri şekillendiren, iradeyi keskinleştiren ve ruhu arındıran bir yaşam biçimi olduğunu söyledi. Sporla tanışan bir çocuğun disiplini, sabrı ve emeğin değerini öğrendiğini, sahada kazanmayı ve kaybetmeyi öğrenerek hayata karşı daha dirençli hale geldiğini belirtti. Takım ruhuyla büyüyen gençlerin paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte başarmanın hazzını tadarken, bireysel çabalarda ise kendi sınırlarını aşmanın gururunu yaşadığını ekledi.
ÖRNEK EBEVEYNLİK VE KİTABIN GÜCÜ
Fiziksel gelişimin yanı sıra zihinsel ve ruhsal derinliğin de ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Sönmez, sporla güçlenen bedenin doğru düşünceyle birleştiğinde dengeli ve bilinçli bireyler ortaya çıkardığını belirtti. Enerjisini doğru yönlendiren gençlerin daha olumlu düşünen, sağduyulu kararlar alan bireyler haline geldiğini vurguladı. Ailelerin bu gelişim sürecindeki en güçlü rehberler olduğunu ve çocuklara verilebilecek en büyük dersin sözlerden çok davranışlar olduğunu söyledi. "Kitap okuyan bir ebeveyn, okumayı öğütlemek zorunda kalmaz; spor yapan bir anne, baba çocuğunu spora teşvik etmek için çaba sarf etmez. Çünkü çocuklar, en çok gördüklerini benimserler." diyen Sönmez, kitapların sessiz ama derin öğretmenler olduğunu, her sayfanın yeni bir dünyanın kapısını araladığını ve okuyan bir çocuğun düşünmeyi, sorgulamayı, hayal kurmayı ve empati yapmayı öğrendiğini dile getirdi. Son olarak, sporla güçlenen beden, kitapla zenginleşen zihin ve manevi değerlerle beslenen bir kalbin gerçek anlamda 'tam' bir insanı ortaya çıkardığını ve böyle bir nesil yetiştirmenin sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi.







