Cop30'da şok çağrı: Ekokrime suç muamelesi yapılsın!

GÜNDEM Yayınlanma : 15 Kasım 2025 18:44 Düzenleme : 15 Kasım 2025 18:44
Cop30'da şok çağrı: Ekokrime suç muamelesi yapılsın!
COP30'da Filistin ve Ukrayna'daki çevresel yıkımlar örnek gösterilerek ekokırımın uluslararası düzeyde suç kabul edilmesi çağrısı yapıldı. Vakfın kurucu ortağı Jojo Mehta, bu tür faaliyetlerin hesap verilebilirliği artıracağını belirtti.

Brezilya'nın Belem kentinde devam eden Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı'nda (COP30), Filistin ve Ukrayna'daki çevresel yıkımlar örnek gösterilerek, ekokırımın uluslararası düzeyde suç kabul edilmesi yönünde güçlü bir çağrı yapıldı.

EKOKRİME KARŞI YASAL BAĞLAYICILIK

COP30 iklim zirvesi kapsamında 'Ekokırımı Durdurun Vakfı' (Stop Ecocide Foundation) tarafından düzenlenen basın toplantısında konuşan vakfın kurucu ortağı Jojo Mehta, küresel ısınma ve iklim kriziyle mücadele eden savunmasız ülkelere ekokırımın getirdiği ek yükün altını çizdi. Mehta, ekokırımla mücadelede yasal bağlayıcılığın önemine vurgu yaparak, bu tür faaliyetlerin uluslararası suç olarak tanınmasının hesap verilebilirliği artıracağını belirtti. Vakfın topladığı bağımsız uzman panelinin 2021'de ekokırımı, çevreye ciddi, yaygın veya uzun vadeli zarar verme ihtimali yüksek olan yasa dışı veya pervasız eylemler olarak tanımladığını hatırlatan Mehta, bu tanımın dünya genelinde 20'den fazla ülkede ekokırımı yasalaştırmayı amaçlayan tasarıların sunulmasına yol açtığını kaydetti.

SAVAŞLARIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ: ÇEVRESEL TAHRİBAT

Mehta, Belçika'nın bu alanda öncü bir ülke olduğunu ve Avrupa Birliği'nin de konuyla ilgili çalışmalar yürüttüğünü aktardı. Uluslararası Adalet Divanı ve Amerika İnsan Hakları Mahkemesi'nin iklim krizi ve devletlerin yükümlülükleri konusundaki danışma kararlarının da bu süreci desteklediğini ifade eden Mehta, devletlerin kitlesel çevre zararlarını önleme sorumluluğu bulunduğunun net bir şekilde ortaya konduğunu söyledi. Çatışmaların çevreye verdiği zararın Ukrayna, Gazze ve diğer çatışma bölgelerinde açıkça gözlemlendiğini belirten Mehta, savaş ve askeri faaliyetlerde odağın genellikle insanlara ve altyapıya verilen zararda olduğunu ancak çatışma sırasında çevreye verilen zararın çoğu zaman en yaygın ve kalıcı zarar olduğuna dair görüşlerin giderek daha fazla dikkat çektiğini vurguladı. Mehta, kirliliğin sınır tanımadığını ve tarım arazilerinin nesiller boyu kullanılamaz hale gelebildiğini sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.