Erzurum’da Rus işgali: Sıtkı Yılmaz Kuşkay’ın yeni kitabı

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 06 Eylül 2025 21:47 Düzenleme : 06 Eylül 2025 21:47
Erzurum’da Rus işgali: Sıtkı Yılmaz Kuşkay’ın yeni kitabı
Araştırmacı-yazar Sıtkı Yılmaz Kuşkay, 1878 Erzurum Rus işgalini, dönemin Rus Askeri Valisi Sergey Duhovsky ve eşi Prenses Varvara Duhovskaya’nın anıları üzerinden kaleme aldığı "Erzurum’da Rus İşgali" adlı kitabını yayınladı.

Araştırmacı-yazar iş insanı Sıtkı Yılmaz Kuşkay, 1878’de Erzurum’u işgal eden Rus Askeri Valisi Tümgeneral Sergey Mihailoviç Duhovsky ve eşi Prenses Varvara Duhovskaya’nın (Galitzine) anılarını kitaplaştırdı. 'Erzurum’da Rus İşgali' adlı eser, kentin hafızasında gizli kalmış olayları gün yüzüne çıkarıyor. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın önceki başkanlarından olan Kuşkay, tarih çalışmalarına yeni bir eser daha eklemiş oldu.

ERZURUM'UN İŞGAL GÜNLERİ BELGELENDİ

Kuşkay’ın, Dergâh Yayınları’ndan çıkan 'Erzurum’da Rus İşgali' adlı eseri, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Erzurum’da yaklaşık yedi ay süren Rus işgalini dönemin askeri valisi Sergey Duhovsky ve eşi Varvara Duhovskaya’nın (Prenses Galitzine) kaleme aldığı anılar üzerinden aktarıyor. Kuşkay, kitabının ön sözünde, yedi ay süren Erzurum işgali sırasında görev yapan Sergey Duhovsky ve eşi Prenses Galitzine’nin savaşın hemen ardından St. Petersburg’da hatıralarını yayımladıklarını ve bu tanıklıkların Erzurum tarihinin bilinmeyen, gölgede kalmış olaylarını aydınlattığını belirtiyor.

PRENSES GALITZINE'NİN ERZURUM İZLENİMLERİ

Daha önce 'Erzurum’da İngiliz Konsolosu Everett’e Ermeni Suikasti' ve 'Kafkasya’da Rus Yayılmacılığı' eserlerini kaleme alan Kuşkay, yeni kitabının kişisel bir yön taşıdığını da vurgulayarak, en az elli yıllık birikim ve emeğin ürünü olan bu çalışmayı Türk okuyucusuyla buluşturduğundan duyduğu mutluluğu dile getiriyor. 93 Harbi’nde muhacir olmuş bir ailenin torunu olarak bu döneme özel bir ilgisi olduğunu ve Erzurum’un işgal günlerinde yaşananları, Prenses Galitzine ve Sergey Duhovsky’nin tanıklıklarıyla aktarmayı hem tarihimize hem de hafızamıza hizmet etmek olarak değerlendiriyor. 'Erzurum’da Rus İşgali', yalnızca akademik bir kaynak değil; aynı zamanda Erzurum’un geçmişine dair insani, sosyal ve kültürel boyutlarıyla işgal günlerini yansıtan bir eser olarak dikkat çekiyor. Kitap, tarihin karanlık sayfalarına Erzurum’dan açılan bir pencere niteliği taşıyor. Kitabın dikkat çeken yönlerinden biri de, işgal günlerini bir kadın gözüyle aktaran Prenses Galitzine’nin satırları. Erzurum’u sokaklarından evlere, çarşıdan camilere kadar birçok ayrıntıyı kayda geçiren Galitzine, şehrin havasını, insanlarının direncini ve savaşın gölgesinde yaşanan gündelik hayatı farklı bir bakış açısıyla yansıtıyor. 1878’de Erzurum’a gelen Rus Prensesi Varvara Galitzine, anılarında şehirle ilgili çarpıcı izlenimlere yer vererek şehrin sefaletini, hastalıklarını ve halkın inatçı yaşam mücadelesini satır aralarına kaydediyor: 'Geçtiğimiz kış yalnızca Erzurum’da bin 500 Rus askeri tifüsten öldü. Karlar eriyince, aceleyle açılmış mezarlıklardaki mezarların çöktüğünü ve cesetlerin göründüğünü gördük. Bu durum şehirde büyük bir halk sağlığı sorunu oluşturdu.' 23 Mayıs 1878 günü ise Erzurum’a dönerken Kân (Dadaşköy) köyüne uğradığında yaşadığı ilginç olayı şöyle aktarıyor: 'Köyde etrafımızda çoğu kadınlardan oluşan büyük bir kalabalık toplandı. Bir köylü kadın kolumdan tutarak, büyük bir hayret içinde ‘O canlı ve yaşıyor!’ diye bağırdı. (Beni balmumu bebek zannetmişlerdi.)' Kuşkay’a göre bu gözlemler, yalnızca askeri tarih açısından değil; Erzurum’un sosyal ve kültürel dokusunu anlamak için de benzersiz bir kaynak niteliğinde.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.