Dünya Sağlık Örgütü'nün çarpıcı verilerine göre, her yıl 600 milyondan fazla insan gıda kaynaklı hastalıklardan etkileniyor ve en az 420 bin kişi hayatını kaybediyor.
Türkiye'de de toplu beslenme alanlarında yaşanan zehirlenmeler önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürüyor. Medicana Sağlık Grubu Acil Bölümü Hekimlerinden Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda güvenliğinin bir seçenek değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor.
BASİT BİR MİDE ŞİKAYETİ DEĞİL
Gıda zehirlenmesi çoğu zaman basit bir bağırsak enfeksiyonu gibi algılansa da, yanlış saklanan veya uygun şartlarda hazırlanmayan gıdalar ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabiliyor.
Uzm. Dr. S. Nur Çetinkaya Bodur, gıda zehirlenmesinin ihmal edilen küçük ayrıntıların sonucu olduğunu belirtiyor. Hızlı sıvı kaybı, elektrolit bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçlara neden olabilen bu durumda, risk gruplarının vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmasının hayat kurtarıcı olduğunu ifade ediyor.
EV MUTFAĞINDAKİ GÖRÜNMEYEN TEHLİKELER
Ev mutfağı daha kontrol edilebilir görünse de, en sık yapılan hatalar burada ortaya çıkıyor.
Uzm. Dr. Bodur, sıcak yemeklerin doğru şekilde soğutulmadan buzdolabına konması, çiğ ve pişmiş gıdaların aynı yüzeyde hazırlanması veya yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmesinin bakterilerin hızla çoğalmasına yol açtığını açıklıyor.
Soğuk zinciri bozulmuş gıdaların kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini belirten uzman, soğuk gıdaların soğuk, sıcak gıdaların ise sıcak tüketilmesi gerektiğini, ılık bölgenin en tehlikeli alan olduğunu vurguluyor.








