Hürriyet Gül anlattı: 12 Eylül'ün işkence dehşeti

GÜNDEM Yayınlanma : 10 Eylül 2025 15:10 Düzenleme : 10 Eylül 2025 15:10
Hürriyet Gül anlattı: 12 Eylül'ün işkence dehşeti
12 Eylül darbesinin mağdurlarından Hürriyet Gül, Sivas'ta yaşadığı işkenceleri ve Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte geçirdiği cezaevi günlerini anlattı; işkencelerin boyutunu ve insanlık dışı uygulamaları ayrıntılarıyla aktardı.

12 Eylül askeri darbesinin Sivas'taki mağdurlarından 64 yaşındaki Hürriyet Gül, 19 yaşında girdiği ve 28 yaşında çıktığı cezaevindeki işkence anılarını anlattı. 45 yıl sonra bile hafızalardan silinmeyen darbenin izlerini taşıyan Gül, dönemin ağır işkenceleriyle tanınan Muhsin Yazıcıoğlu ile yaşadığı bir anıyı da paylaştı. Gül, 12 Eylül'ü bir neslin yok edildiği karanlık bir dönem olarak nitelendirdi.

İŞKENCE VE TEHDİTLER

'O gün bir neslin yok edildiği bir eylem yapıldı. 12 Eylül denince biz vatan evlatlarının işkencelerle çürütüldüğü, idam sehpalarına gönderilip asıldığı, bir kısmının dövülerek öldürüldüğü ve Allah’a, vatana, millete, bayrağa bağlı gençlerine, özel yetiştirilmiş kişiler tarafından işkence edilen ve hapisten çıkanların da çıktıktan sonra hayatlarını idame etmekte zorlandıkları bir eylemdi. O süreçte çok şey yaşadık. İnsanlığımızdan, hayatımızdan vazgeçtik. Bu zamana kadar görülmemiş işkencelere maruz kaldık. Filistin askılarında asıldık, falakalara yatırıldık, vücudumuza elektrik verdiler, ailemizin namusuyla tehdit edildik. Hepsini bize yaşattılar,' dedi Gül.

'ALLAH' DEDİKÇE 'GELSİN SİZİ KURTARSIN' DEDİLER

Gül, Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte cezaevlerinde kaldığını belirterek, 1978 yılında Sivas odalarında, 2 ay Sivas Kapalı Cezaevi’nde kaldıktan sonra tahliye edildiğini, 1980’de tekrar içeri alındığını ve 12 Eylül'de de yapmadıkları suçtan dolayı cezaevine girdiğini anlattı. 'Yıllarca bizlere yapmadıkları işkenceler kalmadı. Önce Sivas Kapalı Cezaevi daha sonra Malatya Cezaevi oradan sonra Mamak Cezaevi sonra yine Malatya Cezaevi en son da Gaziantep Cezaevi’ne girdik ve sonrasında da tahliye olduk. 9 yılımızı oralarda heba ettiler. Gördüğümüz işkencelerin haddi hesabı yok. Vücudumuzun farklı uzuvlarına elektrik verdiler, Filistin askılarına astılar. İşkencelerde de en çok zorumuza giden şeylerden birisi de biz ’Allah’ diye feryat ederken ’o gelsin de sizi kurtarsın’ demeleriydi. ’Allah’ diyen bir insana, ’Allah nerede gelsin de seni kutrasın’ diyen sözde devlet görevlileri vardı,' diye konuştu. Gül, Namık Kalender, Bekir Bağ ve Hasan Alemlioğlu gibi hücre arkadaşlarının işkence sonucu hayatını kaybettiğini de belirtti. Ayrıca, teravih namazı kılarken işkence gördüğünü ve dişlerinin kırıldığını anlattı.

ANNESİNİ TANIMAMASI

Gül, işkence nedeniyle kemiklerinin kırıldığını, doktora götürülmediğini ve ziyaretine gelen anne ve babasını tanımakta güçlük çektiğini söyledi. Üzerine atılan üç cinayetle ilgili olarak 16 gün boyunca çırılçıplak askıda bırakıldığını ve işkenceler sırasında ağır hakaretlere maruz kaldığını belirtti. Cezaevinde akrabalarının ziyaretinde iyi olup olmadığı sorulduğunda, iyi olduğunu söylemesi gerektiğini, aksi takdirde falakaya yatırılacağını anlattı. Son olarak, 1978 yılında Sivas Kapalı Cezaevi'nde sol görüşlü mahkumların Muhsin Yazıcıoğlu'nu alkışladığı bir anısını paylaştı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.