12 EYLÜL'ÜN İZLERİ
İlkokul, ortaokul ve liseyi Bursa'da tamamlayan Özensoy, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya bölümünden mezun oldu. 1976'dan itibaren Ülkü Ocakları ile ilişki kurduğunu, hayatının Türk milliyetçiliği çerçevesinde şekillendiğini anlatan Özensoy, o yılların zorluğunu, gençler arasındaki çatışmaları ve kayıpları anlattı. Polis ve öğretmenler arasında da kamplaşmaların yaşandığını, günlük yaşamın tedirginlik içinde geçtiğini, derslere konsantre olmanın bile zor olduğunu belirtti. 12 Eylül 1980'de Kenan Evren yönetimindeki ordu tarafından gerçekleştirilen müdahalenin halk tarafından meşru görüldüğünü ancak sonrasında uygulananların meşruiyetini kaybettiğini ifade etti.

İŞKENCE VE TRAVMALAR
11 Eylül'ü 12 Eylül'e bağlayan geceyi Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde nöbette geçirdiğini söyleyen Özensoy, saldırılar ve şehitler olduğunu, 12 Eylül'den sonra bir sessizlik ve huzur ortamı oluştuğunu ancak Kenan Evren'in uygulamaları, operasyonlar ve arkadaşlarının yakalanması ve işkence görmesinin çok kötü olduğunu belirtti. Yaklaşık 2 yıl kaçak yaşadığını, ev arkadaşlarının tamamının tutuklandığını anlattı. Arkadaşlarının insanlık dışı işkencelere maruz kaldığını, adaletsiz yargılamalar yaşandığını ve birçok arkadaşının suçsuz yere hapis yattığını dile getirdi. Mustafa Pehlivanoğlu'nun idamından sonra suçsuzluğunun anlaşıldığını hatırlattı. 12 Eylül'ün kendi kuşağında ciddi travmalara yol açtığını vurguladı.

UNUTULMAYAN ANILAR
Yaşananları anlatmanın zorluğundan bahseden Özensoy, 45-50 yılın sanki bir film gibi geçtiğini, o dönemki gençliğin heba olduğunu söyledi. Arkadaşlarından bazılarının 11 yıl hapis yattığını, Yücel Kapısız'ın kurşunlanarak, Erol Ateş'in ise silahlı saldırıyla öldürüldüğünü belirtti. Polislerden dayak yediklerini de anlatan Özensoy, arkadaşlarını görmek için Mamak'ta mahkeme salonunda beklediğini, arkadaşlarının anlattığı işkencelerin mahkeme salonunu ağlattığını söyledi. 23. ve 24. dönem MHP Bursa milletvekili olan Özensoy, şu anda emekli olduğunu belirtti.







