İletişim Başkanı Duran'dan küresel sisteme sert tepki: 'Sivillerin katledilmesi karşısında suskun kaldınız

GÜNDEM Yayınlanma : 27 Mart 2026 22:33 Düzenleme : 28 Mart 2026 00:11
İletişim Başkanı Duran'dan küresel sisteme sert tepki: 'Sivillerin katledilmesi karşısında suskun kaldınız
İletişim Başkanı Duran, küresel sistemin İsrail'in eylemleri karşısındaki sessizliğini eleştirerek, Batı medyasının hakikati gizlediğini belirtti. STRATCOM 2026 zirvesinde konuşan Duran, Gazze'deki durumun ahlaki bir çöküş olduğunu vurgulad

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail'in eylemlerine karşı uluslararası sistemin sessizliğini sert bir dille eleştirdi. Duran, "İsrail’in soykırımları karşısında uluslararası hukuk işletilmemiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem suskun kalmıştır. Batı ana akım medyası da bu süreçte hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi takip etmiştir. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı" dedi.

STRATCOM 2026 ZİRVESİ BAŞLADI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM 2026), "Uluslararası Sistemde Kırılma: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul'da başladı. Zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile alanında uzman birçok isim katıldı. Duran, zirvede stratejik iletişimin teknik boyutlarını ve uluslararası sistemin içinde bulunduğu çok boyutlu krizleri ele alacaklarını belirtti. Günümüz dünyasının belirsizlik ve güvensizlikle malul olduğunu, çifte standartların ise artık gizlenemeyecek kadar belirginleştiğini vurgulayan Duran, bunun geçici bir dalgalanmadan ziyade yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini ifade etti. Askeri, ekonomik ve teknolojik araçların en basit çıkarlar için dahi kullanıldığını, uzlaşı ve diplomasi yerine güç kullanımının öncelik kazandığını söyledi.

GAZZE'DE YAŞANANLAR AHLAKİ BİR ÇÖKÜŞTÜR

Duran, bölgesel istikrarsızlık yaratan aktörlerin saldırgan politikalarını "yeni stratejik denklem" olarak sunduğunu ve bunun mevcut istikrarsızlığı derinleştirdiğini belirtti. Gazze'deki durumun bunun en çarpıcı örneği olduğunu vurgulayan Duran, İsrail'in soykırımlarına karşı uluslararası hukukun işletilmediğini ve küresel sistemin sessiz kaldığını tekrarladı. Batı ana akım medyasının hakikati gizleyen, saldırganlığı perdeleyen ve tek taraflı anlatılar üreten bir çizgi izlediğini belirten Duran, çocukların katledilmesinin görmezden gelindiğini ve çarpıtılmış anlatılarla yeni bir algı zemini oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Bu durumun siyasi bir başarısızlık olmanın ötesinde derin bir ahlaki çöküşü temsil ettiğini, teknolojik dönüşümün de krizin etkisini ağırlaştırdığını ekledi. Türkiye'nin, uluslararası düzenin irtifa kaybını ve normatif çöküşü önceden öngördüğünü ve Suriye, Irak ve Ukrayna gibi konularda uyarılar yaptığını hatırlatan Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "daha adil bir dünya mümkündür" çağrısının küresel adalet talebinin en güçlü ifadesi olduğunu belirtti. Türkiye'nin, küresel krizlerin kronikleştiği her noktada kendine özgü yaklaşımlar sergileyerek bölgeler ve küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdiğini ve göstermeye devam ettiğini vurguladı. Türkiye'nin artık herhangi bir kriz karşısında taraflardan birinin değil, barışın, istikrarın ve insanlığın yanında konumlanan bir marka haline geldiğini söyledi. Duran, mücadelenin sadece sahada veya diplomasi masalarında değil, hakikatin korunması ve savunulması konusunda da kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Cumhurbaşkanının dezenformasyon ve bilgi kirliliğine karşı toplumu uyardığını hatırlatan Duran, Türkiye'nin bu dönemde hakikatin korunmasını bir sorumluluk olarak benimsediğini ve bilginin toplumsal huzur, siyasal istikrar ve küresel adaletin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Küresel ölçekte faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin de kâr odaklı yaklaşımlarla manipülatif içeriklerin yayılmasına zemin hazırlayabildiğini, bunun da toplumların sosyal dokusunu zedelediğini ve siyasal kutuplaşmayı derinleştirdiğini sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.