İşitme kaybında çığır açacak gelişme: Gen tedavisi umut oluyor!

GÜNDEM Yayınlanma : 18 Kasım 2025 11:17 Düzenleme : 18 Kasım 2025 11:17
İşitme kaybında çığır açacak gelişme: Gen tedavisi umut oluyor!
İşitme kaybı tedavisinde gen tedavisi çalışmaları geleceğe umutla bakılmasını sağlıyor. Ankara Üniversitesi'nden Doç. Dr. Emre Ocak, gen tedavisinin henüz emekleme aşamasında olduğunu ancak umut verici sonuçlar verdiğini belirtti. Mevcut en

İşitme kaybı tedavisinde uzun yıllardır kullanılan yöntemlere yeni bir soluk getiren gen tedavisi çalışmaları, özellikle doğuştan işitme kaybı yaşayan hastalar için gelecekte önemli bir umut ışığı yakıyor. Ankara Üniversitesi'nden Doç. Dr. Emre Ocak, Türkiye'nin de dahil olduğu bu yenilikçi tedavinin detaylarını paylaştı.

GEN TEDAVİSİ: UMUT VEREN ÇALIŞMALAR

Doç. Dr. Emre Ocak, işitme kaybında gen tedavisinin dünyada oldukça popüler bir konu haline geldiğini ancak henüz rutin bir uygulama olmadığını vurguladı. Şu anda sadece belirli hasta gruplarında deneyen bu tedavi, özellikle genetik sebeplere bağlı işitsel nöropati hastaları için umut vaat ediyor. Türkiye'nin de bu alanda öncü ülkelerden biri olduğunu belirten Ocak, genetik mutasyonların tespit edildiği hastalarda gen tedavisinin denenmeye başlandığını ve ilk sonuçların umut verici olduğunu söyledi. Ancak, bir tedavi yönteminin yaygın kullanıma geçmesinin uzun bir süreç gerektirdiğini de ekledi.

GEN TEDAVİSİNİN GELECEĞİ VE MEVCUT TEDAVİLER

Gen tedavisinin henüz emekleme aşamasında olduğunu belirten Doç. Dr. Ocak, önümüzdeki 5-10 yıl içinde bu alanda büyük ilerlemeler kaydedileceğine inancını dile getirdi. Mevcut ve etkinliği kanıtlanmış en önemli tedavi yönteminin koklear implant olduğunu belirten Ocak, bu yöntemin kaybedilen duyma yetisini geri kazandıran mucizevi bir çözüm olduğunu ifade etti. Bu nedenle, gen tedavisini beklemenin şu an için doğru bir zamanlama olmadığını da sözlerine ekledi.

ERKEN TANI VE KRİTİK YAŞ DÖNEMİ

İşitme kayıplarının yenidoğanlarda en sık görülen sağlık sorunlarından biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ocak, doğum sonrası işitme taramalarının erken tanı ve tedavi için hayati önem taşıdığını vurguladı. İşitme cihazlarının her yaş grubundan hastada kullanılabildiğini belirten Ocak, işitme cihazından fayda görülmediği durumlarda ise koklear implant cerrahisine başvurulduğunu anlattı. Özellikle yaşamın ilk 4 yılının, beynin sesleri algılama kapasitesi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Ocak, bu süre zarfında tedavi edilmeyen işitme kayıplarının konuşma gelişimi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler yarattığını ve bireylerin sağır ve dilsiz olarak hayatlarına devam etmelerine yol açabileceğini ifade etti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.