SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, savunma sanayiinin geleceğine ışık tutarken, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, küresel dengelerin değiştiği bu kritik dönemde milli üretimin önemini çarpıcı bir dille ifade etti.

TEKNOLOJİK EGEMENLİK MÜCADELESİ VE MİLLİ ÜRETİMİN VAZGEÇİLMEZ KONUMU
Bayraktar, dünyanın artık ticaret savaşlarından ziyade teknolojik egemenlik mücadelesine sahne olduğunu vurgulayarak, "Ülkemiz ve dostlarımız bu noktada varoluşsal bir mücadele veriyor. Dünya, uzun süredir alışık olduğu serbest ticaret illüzyonundan sert bir şekilde uyanıyor. Yeni bir dönemde milli üretim kapasitesi, sadece ekonomik bir tercih değil, devletlerin bekası için hayati bir 'dayanıklılık testi' ve kaçınılmaz bir zorunluluktur" dedi. Bu yıl kapılarını ziyaretçilere açan SAHA 2026 fuarı, yerli ve milli ürünlerin sergilendiği önemli bir platform oldu. Fuara Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır gibi önemli isimlerin yanı sıra, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar da katıldı.

SAVUNMANIN YENİ TANIMI: VAROLUŞ SİGORTASI VE OTONOM SİSTEMLERİN YÜKSELİŞİ
Bayraktar, modern harp anlayışının teknoloji ve endüstriyel üretim kapasitesinin birleşimiyle şekillendiğini belirterek, özellikle insansız platformlar ve dronların kullanımının konvansiyonel harbin merkezine oturduğunu söyledi. "Sahada drone kullanımının 127 kat artması, askeri doktrinlerinin artık otonom sistemler üzerine yeniden yazıldığının en somut kanıtıdır" diyen Bayraktar, Türkiye'nin bu değişimde öncü rol üstlendiğini ifade etti. Küresel savunma harcamalarının 2.9 trilyon dolara ulaşarak tarihi bir zirve yapması, dünyanın savunmayı artık bir 'harcama' değil, hayati bir 'varoluş sigortası' olarak gördüğünü gösteriyor. Avrupa'nın savunma harcamalarındaki yüzde 116'lık artışı ise kıtanın 'stratejik özerklik' arayışının bir yansıması olarak değerlendirildi.

TAM BAĞIMSIZLIK RÜYASI: TASARIMI BİZE AİT OLMAYAN TEKNOLOJİLERİN RİSKİ VE İHRACATTA YENİ REKORLAR
Yerli savunma sanayii, tam bağımsızlığın somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bayraktar, "Tasarımı ve algoritması bize ait olmayan her teknoloji, bizi yeni dünya düzeninin birer dijital sömürgesi yapmaya adaydır" diyerek, milli teknoloji hamlesinin önemine dikkat çekti. Savunma ithalatındaki sürekli azalma ve 2025 yılında 10 milyar dolarlık ihracat sınırını aşma başarısı, Türkiye'nin bu alandaki ilerlemesinin en net kanıtı. Eskiden sadece basit aksamlar ihraç eden bir ülkeden, bugün akıllı mühimmatlardan insansız sistemlere kadar yüksek teknoloji ihracatından pay alan bir teknoloji merkezine dönüştüklerini belirten Bayraktar, SİHA'lardan savaş gemilerine uzanan geniş yelpazenin, Türkiye'nin teknolojik tek kutupluluğa mahkum edilemeyeceğinin göstergesi olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, 81 ilde kurulacak drone üretim ve eğitim merkezleri ile gençlerin teknolojik yetkinliğinin artırılması hedefleniyor.







