Halk arasında bu evliyaların savaş zamanı türbelerinden çıktıkları ve daha sonrasında da türbede bir üzerinde kan damlaları bulunan kılıç görüldüğü rivayet ediliyor.
SAVAŞ ZAMANI ÇIKIYORLARMIŞ
Ak Türbe hakkında anlatılanlar sosyal medya üzerinden de paylaşılıyor. Mevlana Müzesinde bulunan Osmanlılar döneminde gösterdikleri askeri cesaretten dolayı ilçeye verilen Bozkır Alay Sancağı'nda, Ak Türbe hakkında bilgi bulunuyor. Selçuklular zamanında inşa edilen Türbe halen ziyaretçilerini ağırlıyor.
Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin torunlarına ait olduğu rivayet edilen Ak Türbe ile ilgili halk arasında efsaneler de anlatılıyor. Sosyal medyada da paylaşılan ve köyde yaşayan bilgi sahibi yaşlılar tarafından anlatıldığı öne sürülen efsaneye göre bu evliyaların savaş zamanı türbelerinden çıktıkları ve daha sonrasında türbede bir kılıç göründüğü ve kılıçtan da hala kan damlaları aktığı ileri sürülüyor. Buna benzer birçok kerametler köy halkı tarafından anlatılıyor.

TÜRBENİN BOZKIR SANCAĞINDA ADI VAR
Mevlana Müzesinde bulunan ve Osmanlılar döneminde gösterdikleri cesaretten dolayı Bozkır ilçesine verilen Bozkır Alay Sancağı'nda da Ak Türbe hakkında bilgi bulunuyor. Verilen bilgilere göre; Kırmızı atlas kumaştan yapılmış olan sancağın üç kenarı sırma hurçla çevrilidir. Sancağın dört köşesinde sim sırmalı hilâl-yıldız motifi, ortasında Sultan II. AbdülhamîdHan’ın tuğrası ile Osmanlı Devletinin arması bulunmaktadır.
Tuğrada; “Abdülhamîd bin Abdülmecîd Han el-muzaffer dâima. El Gâzî” yazılıdır. Armanın üst tarafında; “El cennetiitahtezilâli’s-süyûf’ (Cennet kılıçların gölgesi altındadır) hadîs-i şerifi, Sağ tarafında; “Nasrunminallâhivefethünkarib” (Yardım Allah'tandır ve fetih yakındır.) (Sajf:i3). Konyavilâyeti Bozkır kasabası Belvirannâhiyesindeki Ak Türbeye vakıftır.” yazıları bulunmaktadır.

ZİYARETÇİLERİNİ AĞIRLIYOR
Güneysınır’ın Gürağaç köyünde, eski mezarlığın içinde yer alan türbe, bir ziyaretgâh ve tekke olarak hâlen bakımı yapılıyor ve ziyaret ediliyor. Kapısının hemen üzerinde yer alan kitabesine göre yapının inşa tarihi 1204/1789-90 olarak görülüyor. Ancak planı, yanı sıra tuğla, taş ve devşirme malzemenin almaşık olarak kullanılması türbenin inşaat tarihini daha eskilere götürmekte; dolayısıyla bu kitabenin çok sonraları konulduğunu gösteriyor.

TÜRBENİN ÖZELLİKLERİ
Türbenin de içinde bulunduğu mezarlıkta tespit edilen mezar taşlarından birisinde okunabilen “ve semâne mi’e ilâ Rahmetillâhi” ibaresi H 800’leri, yani XIV. asrı işaret ediyor. Ayrıca mezarlığın içinde XV. yüzyıla ait başka mezar taşları da bulunuyor. Türbe altıgen planda, mezar mahzeni (kripta) ile iki katlı olarak yapılırken, üstü, içte kubbe, dışta üç boğumlu bir alem ile sonlanan konik külahla örtülü olarak dikkat çekiyor. Dış cephesi günümüzde sıva ile tamamen kapatılan türbenin girişi kuzeydoğu bulunuyor ve yapı, kuzey, kuzeybatı ve batısında olmak üzere üç pencere ile aydınlatılıyor.








