Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Mehmet Ak, kısırlıkla ilgili yaptığı açıklamalarda, çiftlerin bebek sahibi olamama nedenlerinin yarısında kadın kaynaklı faktörlerin etkili olduğunu belirtti. Ak, erkek kısırlığının yüzde 30, her iki cinsiyete ait nedenlerin ise yüzde 20 oranında görüldüğünü söyledi.
Kısırlığın kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ak, “Korunmasız ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilememesi infertilite, yani kısırlık olarak tanımlanır. Kadınlarda hormonal sorunlar, cerrahi müdahale gerektiren durumlar ve tüp bebek (IVF) gibi yöntemler tedavi seçenekleri arasındadır. Ancak her birey için özel yaklaşım gerekir” dedi.
Kısırlığın kadınlarda giderek arttığını ifade eden Ak, ABD’de bu oran 1980’de yüzde 9 iken, 2023 itibarıyla yüzde 17,5’e yükseldiğini söyledi. Türkiye’de ise üreme çağındaki kadınlarda kısırlık oranı yüzde 15 olarak belirlendi. Artışın nedenleri arasında ileri yaşta gebelik planlaması, çevresel toksinler, obezite ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardaki artış yer alıyor.
Bazı durumlarda ise kısırlığın nedeninin bulunamadığını belirten Ak, “Her iki partnerde de küçük sorunların birleşmesi açıklanamayan doğurganlık sorunlarına yol açabilir. Bu gibi durumlar zamanla kendiliğinden düzelebilir. Ancak değerlendirme süreci kişiye özeldir” dedi.
Kısırlık araştırmalarının, 12 ay boyunca düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmayan çiftlerde yapıldığını hatırlatan Ak, bu sürenin kadın 35 yaş ve üzerindeyse 6 ay olarak kabul edildiğini aktardı. Ancak bazı durumlarda bu süre beklenmeden inceleme yapılması gerektiğini belirten Ak, bunları şöyle sıraladı:
Belirgin adet düzensizlikleri
Sürekli cinsel işlev bozuklukları
Çikolata kisti (endometriozis)
Pelvik enfeksiyon öyküsü
Kanser tedavisi görmüş olmak
Erkekte kısırlık şüphesi
Kadınlarda kısırlığa neden olabilecek başlıca faktörler arasında yaş, hormonal dengesizlikler, obezite, düşük vücut kitle endeksi, miyomlar, yapısal anomaliler, otoimmün hastalıklar, polikistik over sendromu (PCOS), sigara ve madde kullanımı, dış gebelik öyküsü ve bazı ilaçlar yer alıyor.
Kısırlığın önlenmesi ve tedavisinde sağlıklı yaşamın önemine değinen Ak, şu ifadeleri kullandı:
“Sigara, sağlıksız beslenme, dengesiz kilo, aşırı alkol ve kafein tüketimi, hareketsizlik, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve çevresel toksinler üreme sağlığını olumsuz etkiler. Yaşam tarzı değişiklikleri doğurganlık üzerinde doğrudan etkilidir. Araştırmalar, sağlıklı yaşam biçimlerinin kısırlık tedavisinde başarıyı ve gebelik oranlarını artırdığını göstermektedir.”







