Doğal oluşum peribacaları, tüf kayalara oyulmuş yaşam alanları ve tarihi yapılarıyla her yıl milyonlarca turisti cezbeden Kapadokya’daki açık hava müzeleri, ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunuyor. Özellikle Göreme Açık Hava Müzesi, kaya oyma kilise, manastır ve şapelleriyle adeta zaman içinde yolculuk imkânı sağlıyor.
En Çok Ziyaret Edilen Yer Göreme Açık Hava Müzesi Oldu
Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, ocak-nisan döneminde en çok ziyaretçi çeken mekan 295 bin 949 kişiyle Göreme Açık Hava Müzesi oldu. Onu, 235 bin 800 kişiyle Paşabağı Ören Yeri ve 79 bin 179 ziyaretçiyle Zelve Açık Hava Müzesi izledi. Aynı dönemde Karanlık Kilise 42 bin 935, Hacı Bektaş Veli Müzesi 38 bin 396, Hacıbektaş Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ise 5 bin 372 ziyaretçiyi ağırladı.
“Açık Hava Müzeciliği Farklı Bir Deneyim Sunuyor”
Nevşehir Rehberler Odası Başkanı Özay Onur, Kapadokya’daki açık hava müzelerinin Türkiye turizmi için büyük bir değer olduğunu belirtti. Onur, “Bu müzelerde kaya içine oyulmuş kiliseler, camiler, yaşam alanları yer alıyor. Buralarda sergilenen tarihi dokular yerinden taşınamayacağı için yerinde korunuyor. Bu da alışılmış müzecilik anlayışının ötesinde bir yaklaşım sunuyor,” dedi.
Onur ayrıca, Göreme Açık Hava Müzesi’nin 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındığını hatırlatarak, “Göreme’de 17 farklı kilise ve şapel yer alıyor. Zelve ise 1952’de devletin iskan politikasıyla boşaltılmış, bu da burayı hem ilk hem de son terk edilen yerleşim yeri haline getiriyor,” ifadelerini kullandı.
Ziyaretçiler Etkileniyor
Kapadokya’yı gezmeye gelen Peru’dan Wendy Middlebrook, bölgeye hayran kaldığını belirterek, “Açık hava müzesini ilk kez burada gördüm ve gerçekten çok etkileyici. Ailemle birlikte çok verimli zaman geçiriyoruz,” dedi.
Avusturya’dan gelen Nema Mariel ise Kapadokya’nın doğa ve tarihi bir arada sunduğunu vurguladı. “Burası büyüleyici bir yer. Açık hava müzeleri çok etkileyici, arkadaşlarıma mutlaka tavsiye edeceğim,” diye konuştu.







