Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Uygulamalı Bilimler Fakültesi, 9. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi'ne ev sahipliği yaptı. Üç gün sürecek olan kongrede, ulusal ve uluslararası alandan toplam 165 bildiri sunulacak.

GASTRONOMİNİN BİLİMSEL BOYUTU
KAYÜ Konferans Salonu'nda başlayan kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, gastronominin bilimsel bir boyuta sahip olduğunu vurguladı. Karamustafa, 2019'da göreve geldiğinde Develi'deki turizm ve otelcilik performansını görerek orada bir meslek yüksekokulu bünyesinde aşçılık programı açtıklarını belirtti. Hocaların ve yöneticilerin gayretli çalışmaları sayesinde okulun aşçılık programının başarıdan başarıya koştuğunu, Afyon, Adana ve Fethiye gibi birçok yerde kupalar kazanarak üniversitenin aşçılık alanındaki performansına ciddi katkılar sağladığını ifade etti. 34 yıldır turizm, pazarlama ve işletme alanlarında akademik faaliyetler yürüttüğünü söyleyen Karamustafa, bir alandaki bilimsel ve ekosistem gelişiminin, o alanın sektörünü, ticaretini ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğünü ileriye taşıdığını dile getirdi. Son 15 yıldır Türkiye'de lisans, yüksek lisans ve doktora programlarıyla gastronomi ve mutfak sanatları alanının uluslararası düzeyde öğrenci çeken ve rekabet gücü giderek artan önemli bir sahaya dönüştüğünü belirtti. Gastronominin yeme-içme sanatı ve bilimi olduğunu, bir toplumun yeme-içme alışkanlığı ve kültürünün milli değerlerle sürdürülebilir bir şekilde korunması gereken önemli bir boyut olduğunu ekledi.

KAYSERİ'NİN TURİZM POTANSİYELİ
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, konuşmasında gastronominin ciddi bir akım haline geldiğini ifade etti. Turizm denilince konuşulacak çok şey olduğunu belirten Cıngı, Kayseri'nin yüz yıllardır ticareti ve sanayisi ile bilindiğini ancak son yıllarda Erciyes Kış Turizm Merkezi'nin canlanmasıyla yerli ve yabancı misafirleri çekerek bir turizm şehri olma yolunda evrildiğini söyledi. Cıngı, şehirde 6 bin yıllık medeniyetin izlerinin bulunduğunu belirtti. Küresel akımların etkisiyle siyaset, ticaret ve sosyolojik akımların şekillendiğini dile getiren Cıngı, eskiden turizm denilince akla deniz, kumsal ve güneş geldiğini, Türkiye'nin 1980'lerde önemli bir turizm destinasyonu haline geldiğini hatırlattı. Buna paralel olarak Kayseri'nin de son yıllarda şehrin turizm envanterini harekete geçirerek şehre en büyük gelir kapısını oluşturma yönünde önemli başarılar elde ettiğini vurguladı. Postmodern çağda insanların artık sadece denize, kuma değil, daha çok lokal kültürleri araştırmaya, gittikleri bölgenin kültürel, tarihi değerlerini keşfetmeye ve gastronomik özelliklerini hissetmeye gayret gösterdiğini, bunun da çok ciddi bir akım haline geldiğini ifade etti.
UNESCO'NUN GASTRONOMİ ŞEHRİ
Vali Yardımcısı Ömer Tekeş, konuşmasında Kayseri'nin bir ticaret şehri olmanın yanı sıra içi dolu dolu bir turizm şehri olduğunu söyledi. Erciyes, Soğanlı, Kapuzbaşı ve merkezdeki eserleriyle gerçekten iyi bir turizm şehrine sahip olduğunu belirten Tekeş, Kayseri'nin 2021 yılında UNESCO tarafından Gastronomi Şehri ilan edildiğini hatırlattı. Normal şartlarda yemek yemek için Gaziantep ve Hatay'a gidildiğini belirten Tekeş, inşallah yakın gelecekte yağlama, pöç ve mantı yemek için Kayseri'ye de gelinmesini temenni etti.








