Kıdem tazminatı sadece para değil, sosyal bir güvence

ASAYİŞ Yayınlanma : 06 Ocak 2026 01:32 Düzenleme : 06 Ocak 2026 01:32
Kıdem tazminatı sadece para değil, sosyal bir güvence
Kıdem tazminatının sadece parasal bir alacak değil, işsizlik dönemlerinde güvence sağlayan sosyal bir hak olduğunu belirten uzmanlar, bu hakkın doğumu için 'işçi' olmak ve en az bir yıllık kıdem gibi belirli şartların gerektiğini vurguluyor

Kıdem tazminatının her iş sözleşmesinin bitiminde otomatik olarak doğduğu yönündeki yaygın inanışın aksine, bu durumun ciddi yanılgılara yol açtığı belirtildi. İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, kıdem tazminatının sadece parasal bir alacak olmadığını, aynı zamanda işçinin emeğinin devamlılığına dayanan ve işsizlik dönemlerinde temel geçim güvencesi sağlayan sosyal bir hak olduğunu vurguladı.

Kıdem Tazminatı Hangi Şartlarda Doğar?

Karatepe, kıdem tazminatının her iş ilişkisinin sona ermesinde kendiliğinden oluşmadığını, kanunda belirtilen belirli şartların bir arada gerçekleşmesine bağlı olduğunu ifade etti. Bu nedenle asıl önemli sorunun, kıdem tazminatının hangi hallerde ve hangi koşullar altında hak edildiği olduğunu söyledi. İş mahkemelerinde görülen uyuşmazlıkların büyük bir kısmının kıdem tazminatı taleplerinden oluşması, bu hakkın işçi için hayati önem taşıdığını açıkça gösteriyor. Kıdem tazminatı, işsizlik dönemlerinde temel geçim kaynağı oluşturan sosyal bir güvencedir.

'İşçi' Olmak Temel Şart

Kıdem tazminatından yararlanabilmek için öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında 'işçi' sıfatına sahip olmak ve geçerli bir iş sözleşmesine dayanarak çalışmak gerekiyor. Serbest meslek sahipleri, bağımsız çalışanlar veya işçi tanımı dışında kalanlar bu haktan yararlanamıyor. İş Kanunu'na göre iş sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği hukuki bir ilişkiyi tanımlıyor. Bu sözleşmenin varlığı, kıdem tazminatı hakkının doğumu için vazgeçilmez bir ön şarttır. İş sözleşmesinin türü (tam süreli, kısmi süreli, belirli veya belirsiz süreli) kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı açısından belirleyici değil; esas olan hukuken geçerli bir iş sözleşmesinin bulunması ve kanunda öngörülen diğer şartların gerçekleşmesidir.

Bir Yıllık Kıdem Şartı

Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte aynı işverene ait işyerinde en az bir yıllık kıdeme sahip olması gerekiyor. Bu bir yıllık sürenin hesaplanmasında iş sözleşmesinin imzalandığı tarih değil, işçinin fiilen işe başladığı tarih esas alınıyor. Kıdem, iş sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece işlemeye devam eder. Fiili çalışmanın geçici olarak kesintiye uğradığı durumlarda sözleşme askıda kalsa da, sözleşme varlığını koruduğu sürece kıdem süresinin işlemesi de devam eder. Bir yıllık kıdem şartı, kıdem tazminatı hakkının doğumu için asgari ve zorunlu bir koşuldur. Bu sürenin sağlanamaması durumunda, işveren açısından kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaz. Son olarak, kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Karatepe, her işten ayrılışın kıdem tazminatı sonucunu doğurmadığını ve bu hakkın doğumuyla ilgili esasların 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde belirlendiğini sözlerine ekledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.