İddiaya göre bir dönem harabe bir halde olan ve içerisinde kimin yattığı tam olarak bilinmeyen Arap Dede, kendi türbesini Ankara'da yaşayan ve rüyasına girdiği bir kadın bir mimara onartıyor.

MİMAR KADININ RÜYASINA GİRMİŞ
Sedirler Caddesi üzerinde bulunan Arap Dede isminde bir zatın yattığı türbenin çok ilginç bir hikayesi var. Arap Dede'nin kim olduğu ne zaman nerede ne yaşadığı belli değil. Ama hakkında belli olan tek bir şey var. Arap Dede bundan 12-13 sene önce Ankara'daki bir mimar kadının rüyasına giriyor. Kadına, 'Benim türbem Konya'da. Çok kötü ve yıkılmak üzere. Buna bir çare bul'' diyor.

TÜRBE TEKRAR ONARILDI
Mimar kadın gördüğü bu rüyayı ilk önce önemsemiyor. Ama Arap Dede birkaç defa rüyasına aynı şekilde girince Ankara'da duramıyor ve Konya'ya geliyor. Araştırmaya başlıyor. Sedirler caddesi üzerinde Arap Dede'nin türbesini buluyor. Türbeyi bulunca yıkılmak üzere olduğunu görüyor. Mimar kadın türbeyi ustalara tekrar onartıyor. Halk arasında anlatılan bu hikaye kulaktan kulağa da yayılıyor.

KIZININ HİKAYESİ DE AYNI
Diğer taraftan Arap Dede'nin kızına ait olduğu ile sürülen aynı mahalledeki Arap Kızı Türbesi ile ilgili anlatılanlar da birbirine çok benziyor. Bu türbe de rüyalarla ortaya çıkarken, türbenin hikayesini duyanlar hayretlerini gizleyemiyor. Türbe bulunmadan önce eski yaşayan insanların anlattığına ve günümüze kadar gelen hikayeye göre, Arap Kızı Türbesi burada bulunan bir evin avlusu içerisinde yer alıyormuş.
Evin yanında da bir hamam varmış. Arap Kızı belli bir günden sonra aralıklarla ev halkının rüyalarına girerek bu 'Hamamı kapatın' diye uyarırmış. Ama ev halkı bunu bir türlü anlamamış. Günler sonunda hamamdan akan pis suların evin bahçesine aktığı gören ev sahibi o gece rüyasında Arap kızı tarafından 'Hamamı kapatın hamamın pis suları üzerime akıyor' dediğini görmüş.
Bu bölgede Arap Kızı diye birinin türbesinin olduğunu biliniyormuş ama tam yerini bilmiyormuş. Bu rüyalar sonunda evin avlusu kazılınca türbeye ulaşılmış. Ve şu anki yeri tespit edilerek türbe yaptırılmış. Arap Kızı bir sıtma ocağıymış. Sıtma hastalığına yakalanan kişi buraya gelir dua eder Allah'tan şifa dilermiş.''







