Kruvasanın Osmanlı'ya dayanan ilginç hikayesi

ARAŞTIRMA Yayınlanma : 21 Aralık 2025 02:59 Düzenleme : 21 Aralık 2025 03:02
Kruvasanın Osmanlı'ya dayanan ilginç hikayesi
Kruvasan deyince aklımıza hemen Fransız mutfağı gelse de aslında gerçekler bundan biraz daha farklı.

Geçmişi çok daha eskilere, Avusturya mutfağına dayandığı söylenen kruvasanın tarihi değişiminde Osmanlılar'ın da önemli bir etkisi olduğu söyleniyor üstelik.

TARİHİ HİKAYE

Puf puf görüntüsüyle iştahları açan, mis gibi tereyağı kokusuyla en tok insanı dahi acıktıran, tatlı severlerin en çok çikolatalı, tuzlu sevenlerin ise adeta bir sandviç gibi içine peynir, jambon gibi malzemeler koyarak değerlendirdiği nefis kruvasanların şaşırtıcı bir tarihi hikayesi var. 

 

VİYANA KUŞATMASINDA

Kruvasana döndüğümüzde ise tarihler 1683 yılını, yani Osmanlı ordusunun Viyana'yı ikinci kez kuşattığı tarihi gösteriyor. Osmanlılar 2. Viyana Kuşatması sırasında şehri ele geçirmek için surlara top ateşiyle saldırmakla kalmıyor, surların altından da şehre doğru ilerleyen bir tünel kazmaya başlıyorlar. Amaçları surların hızlıca düşmesini sağlamak ve şehre ansızın bir baskın yapıp ele geçirmek.

FIRINCILAR FARK ETTİ VE ÖNLEM ALINDI

Ancak Osmanlı ordusunun geceleri gizlice kazdığı tünelin seslerini duyan Viyanalılar var: Geceleri herkes uyurken halka ekmek yetiştirmek için çalışmakta olan fırıncılar. Rivayete göre bu fırıncılar geceleri yerin altından sesler gelmeye başladığını fark edince hemen şehrin muhafızlarına haber veriyorlar ve gerekli önlemlerin alınmasına yardımcı oluyorlar.

 

KUTLAMA İÇİN HİLAL ŞEKLİNDE KRUVASAN YAPTILAR

Viyana, Osmanlı kuşatmasından kurtulduktan sonra ise kuşatmada önemli etkileri olan fırıncılar bu olayı anmak üzere kipferl isimli hamur işini Osmanlı sancağındaki hilalden esinlenerek hilal şeklinde yapmaya başlıyorlar ve kruvasan, bugün de bildiğimiz şekline kavuşmuş oluyor.

KRUVASANIN FRANSIZ MUTFAĞI BAĞLANTISI

Fransız mutfağına gelince, Fransa kruvasan ile 1770'de Avusturya Arşidüşesi Marie Theresa'nın kızının Fransız veliahtı ile evlenmesi üzerine tanışıyor. Theresa'nın kızı Marie Antoinette bu evliliği sebebiyle Viyana'dan Paris'e taşınıyor ve 1774'te eşi tahta geçiyor. Artık bir Fransız kraliçesi olan Avusturya asıllı Marie Antoinette, Viyana'dan bildiği ve sevdiği bu hilal şeklindeki kruvasanların saray mutfağına taşınmasını sağlıyor. Zaman içinde kruvasanın namı saray sınırlarını aşıyor, önce saray çevreleri ve zenginlerin, ardından da tüm halkın en sevdiği lezzetlerden biri haline geliyor. Reçetesi Avusturya'dan şekliyse Osmanlı'dan alınan bu lezzet, işte böyle "meşhur bir Fransız lezzetine" dönüşüyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.