Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarının sağlanması yolunda kaydedilen ilerlemenin önemine dikkat çekerek, bu hedefe ulaşıldığında kalıcı ve genele yayılan bir refah artışının mümkün olacağını belirtti. TÜSİAD'ın 2'nci Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Karahan, Merkez Bankası'nın real sektörle olan çift yönlü iletişimine verdiği önemi vurguladı. Uzman ekiplerin 2013'ten bu yana firmalarla düzenli görüşmeler yaptığını ve bu bilgilerin karar alma süreçlerinde kullanıldığını aktardı. Karahan, son 5 yılda yaklaşık 15 bin firma ile görüştüklerini ve bu yıl bu iletişimi daha da güçlendirmek adına 'para politikası ve makroekonomik görünüm' başlıklı toplantılar düzenlemeye başladıklarını söyledi.

MERKEZ BANKASI'NIN 3 TEMEL ÖNCELİĞİ
Karahan, Merkez Bankası'nın rezerv yeterliliğini sağlama, Kur Korumalı Mevduat (KKM) bakiyesini azaltma ve fiyat istikrarını tesis etme olmak üzere üç temel önceliği olduğunu açıkladı. Net rezervlerde 120 milyar doların üzerinde bir artış yaşandığını ve KKM bakiyesinin 143 milyar dolardan 1 milyar doların altına indiğini belirten Karahan, en kritik önceliğin ise fiyat istikrarı olduğunu vurguladı. Yüksek enflasyonun alım gücünü ve yaşam standartlarını düşürdüğünü hatırlatan Karahan, alınan tedbirlerle enflasyonun kontrol altına alındığını ve yüzde 31 seviyesine indiğini ifade etti. Dezenflasyonun sürdüğünü ve süreceğini belirten Karahan, sıkı para politikası duruşunun devam edeceğini söyledi.
FİYAT İSTİKRARI VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ
Fiyat istikrarının sağlanmasının, faizlerin kalıcı olarak düşmesi ve uzun vadeli finansmanın uygun şartlarda sağlanabilmesi anlamına geldiğini belirten Karahan, bunun yatırım ortamını iyileştirerek ülkenin büyüme potansiyelini artıracağını dile getirdi. 2020 sonrası yaşanan yüksek enflasyon döneminde özel tüketimin hızla arttığını ancak yatırımların yavaşladığını, bunun da ithalatı artırarak cari açıkta yükselişe neden olduğunu anlattı. Yeni dönemde ise yatırım büyümesinin özel tüketimden daha hızlı seyrettiğini ve ekonomide daha sürdürülebilir bir büyüme kompozisyonu oluştuğunu belirtti. Karahan, bu dengelenmenin hem dezenflasyon hem de ekonominin genel sağlığı için büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.







