Nilüfer Belediyesi'nin düzenlediği 'Tematik Buluşmalar' serisi, bu ay tarihin derinliklerine yolculuk yaptırdı. Akademisyen ve yazar Göktuğ Halis'in konuk olduğu etkinlikte, insanlığın kadim anlatıları olan mitlerin psikolojik yansımaları mercek altına alındı.

MİTLERİN KÖKENİ VE KÜRESEL ETKİSİ
Halis, mitolojinin yalnızca antik Yunan'a özgü olmadığını, insanlık tarihinin çok daha eski dönemlerine uzanan evrensel bir olgu olduğunu vurguladı. Gerçek bir mitoloji bilimi için arkeoloji, tarih ve karşılaştırmalı din çalışmalarının önemine dikkat çeken Halis, Anadolu'nun kırsalındaki doğa ile kurulan bağların dahi hala yaşayan birer mitoloji örneği olduğunu belirtti. Bu kadim anlatıların, insan zihnini ve toplumsal yapıyı nasıl şekillendirdiği üzerine çarpıcı tespitlerde bulundu.

PSİKOLOJİ VE MİTOLOJİ İLİŞKİSİ
Söyleşinin ilerleyen bölümlerinde, 19. yüzyıl sonlarından itibaren psikolojinin mitolojiye olan ilgisi ele alındı. Sigmund Freud ve Joseph Campbell gibi düşünürlerin teorileri üzerinden mitlerin sadece ruhsal boyutla değil, aynı zamanda toplumsal sorunları çözme ve kültürel hafızayı koruma işleviyle de var olduğu ortaya kondu. Kahramanlık mitlerinin evrenselliği, bireyin toplumdaki kimlik kazanma süreciyle ilişkilendirildi.
TANRILAR NEDEN TERK ETTİ? MİTLERİN GİZEMİ
Halis, mitolojinin en merak uyandıran konularından biri olan 'tanrıların insanlığı terk etmesi' gizemine de değindi. Psikolojinin bu durumu, çocukluktaki ebeveyn-çocuk ilişkisindeki kopuşla açıkladığını aktaran yazar, mitlerin insanlığın kolektif bilinçaltındaki derin izlerini sürmeye devam ettiğini ifade etti. Etkinlik, dinleyicilerin interaktif katılımıyla sona erdi.







