Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 30 Mayıs’ta yapılan karar duruşmasında verilen hükümlere yönelik sanık avukatlarının itirazı üzerine dosya Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinde incelendi. Daire, üç tutuklu sanığın tahliyesine karar vererek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli yazıyı gönderdi.
Cezaevi işlemlerinin tamamlanmasının ardından tahliye edilen Birsen, Fuat ve Maşallah Güran, yakınları tarafından karşılandı. Üç sanık daha sonra Tavşantepe Mahallesi’ne giderek Narin Güran’ın kabrini ziyaret edip dua etti.
Baba Arif Güran, kızının mezarı başında yaptığı açıklamada, tahliye kararını “hüzünlü bir sevinç” olarak nitelendirdi. Güran, “Bu karar, diğer dava için umut verici bir gelişme olsa da adalet mücadelemden vazgeçmeyeceğim” ifadelerini kullandı.
Tahliye edilen Maşallah Güran ise suçsuz olduklarını savunarak, “Aylarca sebepsiz yere tutuklu kaldık. Bizim tek isteğimiz adaletin yerini bulmasıdır” dedi.
Güran ailesinin avukatlarından Mustafa Demir de, verilen kararın “adalet nöbeti”ni sürdürdüklerini gösterdiğini belirterek, “Amacımız, Narin’in gerçek failinin hukuka uygun şekilde en ağır cezayı almasıdır. Yargıtay’dan da bu yönde bir karar bekliyoruz” diye konuştu.
30 Mayıs’taki karar duruşmasında, 15 sanık hakkında çeşitli cezalar verilmişti. Tutuklu sanıklar Mehmet Selim Atasoy, Mehmet Şevket Kaya ve Muhammed Kaya’ya 3 yıl hapis cezası verilerek tahliyeleri kararlaştırılmıştı. Tutuksuz sanıklardan Hediye Güran’a 3 yıl 6 ay, Şeyma Kaya, İbrahim Halil Güran, Barış Güran, Kurtuluş Güran ve Ömer Faruk Güran’a 3 yıl hapis cezası verilmişti. Suça sürüklenen 3 çocuğa ise 1 yıl 3 ay ile 1 yıl 8 ay arasında değişen cezalar verilmiş, hükmün açıklanması geri bırakılmıştı.
Ayrıca davada, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran “çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilmiş, Nevzat Bahtiyar ise “suç delillerini yok etme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu kararlar Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmış, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da cezaların onanmasını talep etmişti.









