NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türk savunma sanayisini örnek göstererek, üretim kabiliyetinin caydırıcılık ve savunmanın sürdürülebilmesi için kritik olduğunu vurguladı. Rutte, Türkiye'de savunma sanayii ekosisteminin parçası olan 3 binden fazla şirket bulunduğunu belirtti ve bu yapının diğer müttefikler için de önemli bir model oluşturduğunu ima etti.
RUSYA'NIN PERVASIZ TUTUMU VE TEHDİTLER
Rutte, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı acımasız savaşını sürdürdüğünü ve NATO'ya yönelik giderek daha pervasız bir tutum sergilediğini ifade etti. Hava sahası ihlalleri, siber saldırılar ve casus gemilerin konuşlandırılması gibi olayların bir teyakkuz halinin gerekliliğini ortaya koyduğunu söyledi. Rusya'nın halen NATO için en önemli tehdit olarak görüldüğünü ve bu stratejik konseptin geçerliliğini koruduğunu ekledi.
UKRAYNA DESTEĞİ VE YÜK PAYLAŞIMI
NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Ukrayna'ya yönelik destek ve savunma yatırımları odak noktalarından biri oldu. Rutte, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın artan yatırımlarını memnuniyetle karşıladığını ancak daha fazlasının yapılması gerektiğini belirtti. 'Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi' (PURL) programına müttefiklerin üçte ikisinden fazlasının taahhütte bulunduğunu ve yük paylaşımının son altı haftaya kıyasla daha iyi bir noktada olduğunu açıkladı.
ÇİN'İN ROLÜ VE HİBRİT SALDIRILAR
Rutte, Çin'in Rusya'nın savaş çabalarını mümkün kılan en önemli odaklardan biri olduğunu ve yaptırımların delinmesi, çift kullanımlı ürün sevkiyatı gibi yollarla kolaylaştırıcı rol oynadığını ifade etti. Ayrıca, Çin'in on yılın sonuna kadar bin nükleer savaş başlığına ulaşacağını ve savunma sanayisinde hızla büyüdüğünü vurguladı. Hibrit saldırılara karşı ise NATO'nun kendi seçtiği şekilde karşılık vereceğini ve Rusya'nın bunu hissedeceğini söyledi.








