Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak ayı dış ticaret verilerini değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu. Gülsoy, "İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır." diyerek, ülkesi için rekabet eden, istihdam oluşturan ve ekonomiye değer katan tüm ihracatçıları kutladı.
OCAK AYINDA 140 ÜLKEYE İHRACAT YAPILDI
Başkan Gülsoy, 2026 yılının Ocak ayında toplam 291 milyon 804 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirtti. Geçen yılın aynı ayına göre ihracatta %5,94'lük bir azalış yaşanırken, ithalatın ise 129 milyon 532 bin dolar olarak gerçekleştiği ve geçen yıla oranla %20,82'lik bir düşüş kaydedildiği bilgisini paylaştı. Gülsoy, "140 ülkeye Ocak ayında ihracat gerçekleştirdik." diyerek, Kayseri'den yapılan ihracatın ana pazarlarının Almanya, ABD, Polonya, İtalya, Avusturya, Irak, Fransa, Fas, Hollanda ve Birleşik Krallık olduğunu ifade etti. Sektörel bazda ise Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Halı, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller gibi sektörlerde artış yaşanırken, Demir ve Demir dışı Metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri gibi sektörlerde azalış gözlemlendiğini sözlerine ekledi.
2026 BEKLENTİLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Başkan Gülsoy, 2025 yılının küresel riskler ve ekonomik zorluklarla geçtiğini hatırlatarak, Türkiye'de uygulanan sıkılaştırma politikalarının reel sektörü zorladığını dile getirdi. Yüksek faiz oranları ve artan maliyetlerin üreticileri olumsuz etkilediğini belirten Gülsoy, finansmana erişim, yaptırımlar, hukuki belirsizlikler ve tahsilat risklerinin iş dünyasının önündeki temel engeller olduğunu vurguladı. Ancak dezenflasyon sürecinde kaydedilen ilerlemeler ve Merkez Bankası'nın faiz indirim adımlarının 2026 yılı için umut tazelediğini ifade etti. İhracatçıların küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için reeskont kredi hacminin artırılması, döviz dönüşüm desteğinin daha sade hale getirilmesi ve döviz gelirini bozdurma zorunluluğunun kaldırılması gibi çözüm önerileri sundu. Sürdürülebilir büyüme için teknoloji ve katma değer odaklı üretimin önemine dikkat çeken Gülsoy, işletmelerin dijitalleşme ve verimlilik odaklı yeni nesil üretim modellerine yönelmesinin bir zorunluluk olduğunu belirtti.








