Onikişubat Belediyesi, ilçenin binlerce yıllık derin geçmişini ve zengin kültürel dokusunu gün yüzüne çıkarmak amacıyla "Suçatı’ndan Kurucaova’ya Onikişubat’ın Kültürel Mirası" adlı önemli bir konferansa ev sahipliği yaptı. Bu özel program, Onikişubat'ın geniş coğrafyasında barındırdığı arkeolojik hazineleri mercek altına aldı.

14 BİN YILLIK YERLEŞİM TARİHİNE IŞIK TUTULDU
Konferansın açılış konuşmasını Onikişubat Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Muhammet Kılıçsallayan gerçekleştirdi. Ardından, uzun yıllardır bölge üzerine titiz bilimsel araştırmalar yürüten Prof. Dr. Cevdet Merih, Onikişubat'ın tam 14 bin yıllık kesintisiz yerleşim geçmişine dair çarpıcı bilgiler paylaştı. Merih, bölgedeki arkeolojik kazıların, Anadolu arkeolojisinin gelişimine önemli katkılar sunduğunu vurgularken, kültürel mirasın sadece geçmişten kalan somut kalıntılardan ibaret olmadığını, aynı zamanda insani değerleri ve yaşam biçimlerini de kapsayan geniş bir kavram olduğunu belirtti.
KÜLTÜREL MİRASIN ÖNEMİ VE GELECEĞE TAŞINMASI
Prof. Dr. Merih, Onikişubat'ın Neolitik dönemden bugüne dek kesintisiz bir yerleşim alanı özelliğini koruduğunu aktararak, Suçatı, Püren Geçidi ve Kurucaova civarında yapılan keşiflerin bölgenin tarihi değerini daha da pekiştirdiğini ifade etti. İlk insan yerleşimlerinden günümüze uzanan süreci değerlendiren Merih, kazı çalışmalarının bu zengin kültürel potansiyeli ortaya çıkarmadaki kritik rolüne dikkat çekti. Kültürel mirasın sadece tarihi bir değer olmakla kalmayıp, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve eğitim alanlarında da değerlendirilebilecek bir kaynak olduğunu sözlerine ekleyen Merih, özellikle deprem felaketiyle zarar gören tarihi dokuların yeniden canlandırılmasının, şehir kimliğinin korunması ve güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi. Konferans, Onikişubat Meclis Başkanvekili Ayşe Cesur'un, Prof. Dr. Merih'e günün anısına bir hediye takdimiyle sona erdi.







