Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Yusuf Demir, "İklim değişikliği ve yerel yönetim manifestosu" adlı çalışmasında yerel yönetimlerin su güvenliği, enerji verimliliği ve iklim değişikliğine uyum konularında atması gereken adımlara dikkat çekti.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARTIK GÜNDEMDE
Demir, iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini vurgulayarak, artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimleri, kuraklık ve ani sellerin yalnızca çevresel değil, sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurduğunu ifade etti. “İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün belediyecilik meselesidir. Yerel yönetimler; çevreye duyarlı, dirençli ve sürdürülebilir şehirler oluşturma sorumluluğunu taşıyor” dedi.
SU KAYNAKLARINA DİKKAT!
Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve değişen yağış düzeninin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Demir, belediyelerin su verimliliği konusundaki çalışmalarını artırması gerektiğini belirtti. “Su sınırsız bir kaynak değildir. Belediyelerimiz; park ve yeşil alanlarda su verimliliğini artıran uygulamaları yaygınlaştırmalı ve akıllı sulama sistemlerini değerlendirmeli” dedi.
KARBON AYAK İZİ HESAPLANMALI
Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede enerji verimliliği ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasının önemine değinen Demir, belediyelerin kurumsal karbon ayak izlerini belirlemeye yönelik çalışmalar başlatması gerektiğini ifade etti. “Ölçmeden azaltım hedefi belirlemek mümkün değildir. Doğru veri üretmek, kamuoyu güvenilirliği açısından büyük önem taşımaktadır” diye ekledi.








