Doğu Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Rize'de, ayı popülasyonunun artması ve bu hayvanların insan yerleşimlerine yaklaşarak zarar vermesi üzerine, özel izinle sürek avı başlatıldı. Normalde koruma altında olan ayılar, çiftçilerin tarlalarına, bahçelerine ve hatta evlerine girerek ciddi maddi kayıplara yol açıyor. Bu durum, bölge halkının talebi doğrultusunda, avcı dernekleri aracılığıyla yürütülen bir mücadele programını gündeme getirdi.

ÇİFTÇİLERİN KORKULU RÜYASI: AYI SALDIRILARI
Ayılar, en çok arıcılıkla uğraşan üreticileri mağdur ediyor; kovanları tahrip ederek bal üretimine büyük zarar veriyor. Ayrıca, meyve ve sebze bahçelerini talan eden ayılar, insanların günlük yaşamını da olumsuz etkiliyor, korku nedeniyle tarlalarına gidemeyen vatandaşlar ekonomik sıkıntı yaşıyor. Bu şikayetler üzerine, muhtarlıklar aracılığıyla resmi başvurular yapılarak, zarar veren ayıların avlanması için izin alınıyor.

AVCILAR DERNEĞİ'NDEN KRİTİK AÇIKLAMALAR
Avcılar Derneği Başkanı Halil İbrahim Topçu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ayı avı için çıkarılan izinlerin genellikle 1-2 günlük olduğunu ve bu süre içinde avcıların, hayvanları bulup avlayarak veya kaçırarak bölgeden uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Topçu, amacın tarlalara zarar veren hayvanları kontrol altına almak olduğunu vurgulayarak, domuz avında talep olmamasına karşın, ayı avının resmi talep gerektirdiğini ifade etti. Programın, vatandaşların güvenliğini sağlamak ve tarımsal faaliyetleri korumak için düzenlendiğini ekledi.

BÖLGE HALKI TEDİRGİN, ÇÖZÜM ARANIYOR
Bölge sakinleri, ayıların neden olduğu korku ve maddi kayıplar nedeniyle tedirginlik yaşarken, avcı dernekleriyle işbirliği yaparak soruna çözüm arıyor. Sürek avı, popülasyon kontrolü ve insan-ayı çatışmasını azaltmayı hedefliyor, ancak izinlerin kısa süreli olması avın etkinliğini sınırlandırıyor. Bu süreç, yaban hayatı yönetimi ve insan yaşam alanları arasındaki dengenin korunması açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.








