Sanatın iyileştirici gücü: Yozgat'ta bir atölyenin çocuklara dokunuşu

KÜLTÜR SANAT Yayınlanma : 08 Haziran 2026 20:32 Düzenleme : 08 Haziran 2026 20:32
Sanatın iyileştirici gücü: Yozgat'ta bir atölyenin çocuklara dokunuşu
Yozgat'ta bir sanat atölyesi, çocuklara ücretsiz resim, heykel ve kolaj dersleri vererek özgüvenlerini geliştiriyor. Maddi kaygı gütmeden yürütülen projede, çocukların kendilerini ifade etmeleri hedefleniyor.
Sanatın iyileştirici gücü: Yozgat'ta bir atölyenin çocuklara dokunuşu

Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın kasabasında, bir sanat tutkunu tarafından kurulan atölye, çocukların gelişimine sessiz sedasız katkı sağlıyor. Gazi Üniversitesi Güzel Grafik Tasarım Öğretmenliği mezunu Gül Akyol, şehir hayatını geride bırakarak yerleştiği kasabada, eşi Gökhan Akyol ile birlikte evlerinin yanındaki atölyelerinde çocuklara ücretsiz resim, heykel, kil ve kolaj dersleri veriyor. Amaçları ise çok net: Çocukların özgüvenlerini sanat yoluyla pekiştirmek ve kendilerini ifade etmelerine alan açmak.

Sanatın iyileştirici gücü: Yozgat\

SANATLA BÜYÜYEN NESİLLER YETİŞİYOR

Gül Akyol, Bahadın'da altı yıldır yaşadıklarını ve bu yerleşimin bir hobi, bir tutku olduğunu belirtiyor. Daha önce çeşitli çocuk şenliklerinde etkinlikler düzenlediğini anlatan Akyol, bu deneyimlerin kendisini bir sanat atölyesi kurmaya yönlendirdiğini ifade ediyor. "Toplumun çocuğu bizim çocuğumuzdur" felsefesiyle yola çıkan çift, kendi çocukları olmasa da, çevrelerindeki çocukların gelişimine duyarsız kalamamış. Haftada dört gün süren atölye çalışmalarında, çocukların yaratıcılıklarını serbest bırakmaları teşvik ediliyor. Resimden heykeltraşlığa, kilden kolaja kadar geniş bir yelpazede sunulan bu etkinlikler, çocukların hayal dünyalarını zenginleştirirken, onlara kendilerini ifade etme cesareti aşılıyor.

Sanatın iyileştirici gücü: Yozgat\

MADDİ KAYGI OLMADAN, SEVGİYLE BULUŞUYORLAR

Atölyenin kapıları her çocuğa açık ve katılım konusunda herhangi bir zorlama bulunmuyor. Bazen altı, bazen yirmi çocuğun bir araya geldiği bu samimi ortamda, ailelerle de sürekli bir iletişim halinde olunuyor. Güvenlik en üst düzeyde tutulurken, yaz aylarında katılımın daha da artması bekleniyor. Akyol çifti, bu çalışmalardan hiçbir maddi beklenti gütmeden, yalnızca hayatlarından ayırdıkları dört saati çocuklara adamış durumda. Bu fedakârlık, çocukların yüzlerindeki gülümsemede ve ailelerinden alınan olumlu geri bildirimlerde kendini gösteriyor. Daha önce iki yıl boyunca yürütülen tiyatro çalışmaları da, çocukların özgüvenlerinin gelişiminde gözle görülür bir etki yaratmış. Kendini ifade etmekte zorlanan çocukların zamanla daha cesur ve girişken hale gelmesi, bu projenin ne kadar değerli olduğunu ortaya koyuyor.

Sanatın iyileştirici gücü: Yozgat\

BİR ÇOCUĞUN SÖZÜ, GELECEĞE YATIRIMIN KANITI

Bu tür sosyal projelerin, geleceğin büyükleri olacak çocuklara yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğuna inanan Gül Akyol, kendisini en çok etkileyen olayı şöyle anlatıyor: Bir öğrencisinin, "Gül abla, sen bizi görüyorsun. Büyüklerin çoğu bizi görmezden geliyor, yanımızdan geçip gidiyor. Keşke senin gibi herkes bizi görebilse" sözleri, atölyeyi kurmasında en büyük motivasyon kaynağı olmuş. Bu sözler, çocukların görünür olma ve anlaşılma ihtiyacını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Akyol, kimsenin bir çocuğu görmezden gelmemesi gerektiğini vurgulayarak, çocukların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Devlet Tiyatrosu sanatçılarıyla da yürütülen ortak projeler, bu sanat atölyesinin çocukların gelişimine olan katkısını daha da pekiştiriyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.