MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı çağrıyla başlayan, ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da destek verdiği "Terörsüz Türkiye" süreci, kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ederken, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı Lokman Aylar ve birçok şehit ailesi, sürece dair görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.
"Terörün Bel Kemiği Kırıldı, Şehitlerimizin Hakkını Göz Ardı Ettirmeyiz"
Vakfın Genel Başkanı Lokman Aylar, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, terörle mücadelenin 40 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini ve devletin büyük bir başarı elde ettiğini ifade etti. Aylar, terörün belinin kırıldığını belirterek şöyle konuştu:
“Terörün bel kemiğini kırdık. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde terör örgütü olayları olmuyor, olmayacak gibi duruyor. Biz 40 yılı aşkındır terörsüz bir Türkiye hedefledik. Bu hedef üstüne şehitler verdik, gaziler verdik. Başkaldıran herkesin başını ezdik. Terörsüz Türkiye projesini bizim kadar hiç kimse isteyemez. Canı yanan biziz, evlatlarını feda eden biziz. Genel af gibi bir sürecin olması şehit ve gazi ailelerimizi üzecektir. Abdullah Öcalan denen bebek katilinin dışarı çıkartılması bizi üzecektir. Hiç kimsenin pervasızca hareket etmesini istemiyoruz.”
Sözlerine devam eden Aylar, devletin yaptığı her yapıcı çalışmayı desteklediklerini ama genel af, ev hapsi veya Öcalan’a yönelik herhangi bir esnekliğin asla kabul edilemeyeceğini belirtti:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi şehit ailelerini ve gazilerimizi üzecek hiçbir oluşumun olmasını arzu etmiyoruz. Şehit anne babalarımızın bir çekincesi var. Bebek katili Öcalan'ın ev hapsi gibi, özel bölge naralarının atılması gibi ve genel affın çıkması şehit ailelerini derinden üzecektir. Bunun dışındaki devletin yaptığı çalışma bizim için kabuldür, devletimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”
"Oğlumu Şehit Verdiysem de Devletimden Yanayım"
Şehit babası Muhterem Çakır, oğlunun şehit olduğu Mardin Nusaybin’e yapılan bir ziyaretin ardından sürece dair düşüncelerini paylaştı. Devletin gösterdiği ilgiden memnun olduğunu belirten Çakır, şu ifadeleri kullandı:
“Oğlumun şehit olduğu yerleri görmek istedik. Oraların eski halinden eser kalmamış, yeni binalar dikmişler. Ben oğlumu şehit verdiğim halde bu işler kökünden halledilecekse ben devletten yanayım. Hiçbir zaman şahsi düşünmedim. Çünkü bugün bana yarın hepimize.”
"Ya Öleceklerdi Ya Teslim Olacaklardı"
Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan Üsteğmen Oğuz Kağan Usta’nın babası Canpolat Usta da terörle mücadelenin ulaştığı noktada büyük başarı olduğunu ifade etti:
“Devletimiz, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Milli İstihbarat Teşkilatımız ve emniyet güçlerimiz sayesinde bu noktaya gelindi. Terör örgütü silahlarını bırakacak, daha sonra teslim olacak ve cezalarını alacak. Ya öleceklerdi ya teslim olacaklardı. Devletimize gelip teslim oldular.”
"Evlat Acısı Zor, Ama Eğer Bu Kan Duracaksa…"
Van Gürpınar’da şehit olan Uzman Çavuş Özgür Kara’nın annesi Eftadiye Kara, süreci ilk duyduğunda büyük bir şaşkınlık yaşadığını, ancak gelişmeleri takip ettikçe umutlandığını ifade etti:
“Eğer ki bu kan duracaksa, eğer ki bu vatanımız için, evlatlarımız için hayırlı bir düşünceyse terörün bitmesini Allah bize nasip etsin. İlk duydum, şok oldum. Sonra düşündüm, süreci gözden geçirdim. Dedim bir aşamayı görelim, aşamada buraya geldi. Hiçbir annenin yüreği yanmasın. Evlat acısı çok zor ama bir o kadar da gururlu.”
Eftadiye Kara, kendilerine destek olanlara da şu sözlerle teşekkür etti:
“Başkanımız bize el uzatmasaydı, biz birbirimizin arasında yok olup gidecektik. Bizim ne yaşadığımızı, nasıl aşamalardan geçtiğimizi gözlerinin ucuyla değil, gözlerinin bebeğiyle görsünler.”
Terörsüz Türkiye süreci, devletin kararlı adımları ve güvenlik güçlerinin yıllara dayanan mücadelesinin ardından kritik bir aşamaya gelmişken, şehit ailelerinin sağduyulu ve samimi desteği, sürecin toplumsal zeminde de güçlü karşılık bulduğunu gösteriyor. Ailelerin en net mesajı ise ortak: “Yeter ki bu kan dursun, ama adalet yerini bulsun.”







