Şok tahmin: Önümüzdeki 10 yılda 7,7 milyon kişi HIV'den hayatını kaybedebilir!

SAĞLIK Yayınlanma : 02 Aralık 2025 12:19 Düzenleme : 02 Aralık 2025 12:19
Şok tahmin: Önümüzdeki 10 yılda 7,7 milyon kişi HIV'den hayatını kaybedebilir!
Prof. Dr. Mustafa Sünbül, önümüzdeki 10 yılda 7,7 milyon kişinin HIV'den ölebileceğini açıkladı. 2020'de 38 milyon HIV hastası olduğu tahmin ediliyor ve her gün 4.500 yeni vaka ortaya çıkıyor.

Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, dünya genelinde gelecek on yıl içinde yaklaşık 7,7 milyon kişinin HIV enfeksiyonundan ölebileceğini açıkladı. Prof. Dr. Sünbül, İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü'nün (HIV) küresel çapta ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini vurguladı. 2020 yılı itibarıyla, 1,8 milyonu çocuk olmak üzere toplam 38 milyon HIV hastası olduğu tahmin ediliyor ve bu hastaların neredeyse beşte biri, maalesef hastalığa yakalandığını bilmiyor.

KÜRESEL BİR SALGININ ACILARLA DOLU TARİHİ

Hastalığın ilk tespit edildiği günden bu yana 75,7 milyon kişi HIV'e yakalanmış ve bunlardan 32,7 milyonu hayatını kaybetmiştir. Sadece geçtiğimiz yıl, 690 bin kişi HIV nedeniyle yaşamını yitirdi. Aynı dönemde 1,5 milyon yeni vaka ortaya çıktı. Dünyada her gün 4 bin 500 kişiye bu virüs bulaşıyor ve bu yeni vakaların yüzde 59'u Sahra Altı Afrika'da yaşanıyor. HIV, bağışıklık sistemini hedef alarak kişiyi enfeksiyonlara ve kanserlere karşı savunmasız bırakıyor. Virüs, bağışıklık hücrelerini bozup yok ettiği için hastaların bağışıklık sistemi çöküyor. Hastalık yıllar içinde ilerleyerek AIDS aşamasına geçiyor ve bu süreç genellikle 2 ila 15 yıl sürüyor. AIDS dönemi, bazı kanser türleri ve 'fırsatçı' olarak adlandırılan diğer enfeksiyonların tabloya eklendiği ileri bir aşamayı temsil ediyor.

BELİRTİLER, BULAŞMA YOLLARI VE RİSK GRUPLARI

HIV semptomları, enfeksiyonun evresine göre değişiklik gösteriyor. Liv Hospital Samsun Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül'e göre, virüs bulaştıktan birkaç hafta sonra hiçbir belirti görülmeyebilir veya ateş, baş ağrısı, ciltte döküntü ve boğaz ağrısı gibi grip benzeri semptomlar ortaya çıkabilir. Hastalık ilerledikçe bağışıklık sistemi zayıflar; lenf bezlerinde şişme, kilo kaybı, ateş, ishal ve öksürük başlar. Tedavi edilmeyen hastalarda ise verem, menenjit, ciddi diğer enfeksiyonlar ve kanserler gelişebilir. HIV, hasta kişinin kan, süt, semen gibi vücut sıvılarıyla bulaşıyor. Gebelikte anneden bebeğe geçebiliyor ve korunmasız cinsel ilişkiyle partnerlere bulaştırılabiliyor. Risk grupları arasında korunmasız ilişkide bulunanlar, damar içi uyuşturucu kullananlar, steril olmayan aletlerle dövme yaptıranlar ve sifiliz gibi cinsel yolla bulaşan hastalığı olanlar yer alıyor. Ayrıca, kaza sonucu enfekte iğnenin batmasıyla sağlık çalışanları da risk altında.

TANI, TEDAVİ VE UMUT VEREN GELİŞMELER

Prof. Dr. Mustafa Sünbül, günümüzde HIV tanısının aynı gün sonuçlanan testlerle konulabildiğini, bu durumun erken tanı ve tedaviyi kolaylaştırdığını belirtti. Virüs alındıktan sonraki ilk 28 gün içinde antikorlar pozitif hale geliyor ve tanı testleri bu antikorları tespit ediyor. İlk test pozitif çıkan hastalar için doğrulama testi yapılması gerekiyor. Ayrıca, HIV'in genetiğini (HIV-RNA) tespit eden ve daha erken tanı koymaya yardımcı olan, ancak daha pahalı olan testler de mevcut; bu testler genellikle tedavinin takibinde kullanılıyor. HIV hastalığında erken tanı ve erken tedavi hayati önem taşıyor. Günümüzde, farklı tedavi rejimleriyle virüsün çoğalması engellenebiliyor, bu da hastanın bağışıklık sisteminin düzelmesine ve güçlenmesine yardımcı oluyor. Sonuç olarak, enfekte kişinin bağışıklık sistemi, fırsatçı enfeksiyonlar ve kanserle mücadele kapasitesini yeniden kazanabiliyor. Ancak, yapılan çok sayıda çalışmaya rağmen, hastalık için henüz etkili bir aşı geliştirilememiş durumda.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.