Türkiye'de HIV enfeksiyonunda şoke eden artış: Yüzde 450'lik yükselişle tehlike çanları çalıyor

SAĞLIK Yayınlanma : 19 Aralık 2025 14:41 Düzenleme : 19 Aralık 2025 14:41
Türkiye'de HIV enfeksiyonunda şoke eden artış: Yüzde 450'lik yükselişle tehlike çanları çalıyor
Türkiye'de HIV enfeksiyonunda %450'lik rekor artış yaşanırken, uzmanlar toplumsal önyargıların erken tanıyı engellediğini ve salgını büyüttüğünü belirtiyor. Doğru bilgi ve farkındalıkla hayat kurtarılabileceği vurgulandı.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından, HIV/AIDS hastalığına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen bir toplantıda, Türkiye'nin HIV enfeksiyonundaki tehlikeli artışına dikkat çekildi. Toplantıda konuşan Doç. Dr. Nevin İnce, ülkemizin bu alanda yüzde 450'lik bir artış oranıyla en fazla yükseliş görülen ülkelerden biri olduğunu vurguladı.

FARKINDALIK ÇALIŞMALARI VE RİSK FAKTÖRLERİ

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen eğitim programında, AIDS'in risk faktörleri, bulaş yolları, korunma yöntemleri, erken tanının hayati önemi ve hastalıkla ilgili doğru bilinen yanlışlar detaylı bir şekilde ele alındı. Doç. Dr. Nevin İnce, AIDS'in ülkemizde 1985 yılından bu yana bildirimi zorunlu bir hastalık olduğunu hatırlatarak, istatistiksel verilerle katılımcıları bilgilendirdi. İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (HIV) ve bu virüsün en ileri evresi olan AIDS arasındaki farkı açıklayan İnce, Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre 57 bin 101 HIV pozitif bireyin bulunduğunu, ancak gerçek rakamların bunun çok daha üzerinde olabileceğini belirtti. Toplumsal önyargı ve damgalanma korkusunun birçok kişinin sağlık kuruluşlarına başvurmasını engellediğini ve bu durumun erken tanıyı geciktirdiğini söyledi.

VAKA SAYISI VE BULAŞ YOLLARI

Doç. Dr. İnce, HIV vakalarının özellikle 25-34 yaş grubunda yoğunlaştığını ve erkeklerde kadınlara oranla daha sık görüldüğünü ifade etti. En yaygın bulaş yolunun cinsel temas olduğunu belirten İnce, HIV'in el sıkışma, ortak kullanılan eşyalar, tuvalet, duş, sauna, yüzme havuzu gibi günlük yaşamdaki olağan temaslarla bulaşmadığının altını çizdi. Erken teşhis sayesinde HIV'in tedavi edilebilir kronik bir enfeksiyon haline geldiğini belirten İnce, "HIV ile yaşayan bireyler, uygun tedaviyle uzun süre sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebilir. Tedavi alan ve viral yükü baskılanmış kişilerde cinsel yolla bulaştırıcılık ortadan kalkar. Damgalanma tanıyı geciktirir, salgını büyütür. Doğru bilgi korkuyu azaltır; farkındalık hayat kurtarır" diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.