Son yağışlar aldatmasın: Türkiye'de kuraklık alarmı sürüyor

GÜNDEM Yayınlanma : 23 Aralık 2025 11:15 Düzenleme : 23 Aralık 2025 11:15
Son yağışlar aldatmasın: Türkiye'de kuraklık alarmı sürüyor
İTÜ'lü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son yağışlara rağmen Türkiye genelinde tarımsal ve hidrolojik kuraklığın alarm verdiğini açıkladı. Özellikle İç Anadolu, Marmara ve Ege'de durum kritik seviyede.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son yağışların bazı bölgelerde kısa vadeli bir rahatlama sağladığını ancak 12 ve 24 aylık verilerin Türkiye genelinde tarımsal ve hidrolojik kuraklığın alarm düzeyinde devam ettiğini açıkladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) kasım ayı haritası da bu durumu doğruluyor.

İÇ ANADOLU'DA KRİTİK DURUM

Prof. Dr. Kadıoğlu, en kritik bölgenin İç Anadolu olduğuna dikkat çekti. Konya Kapalı Havzası'nda yer altı su seviyelerinin hızla düştüğünü, Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray'da tüm zaman ölçeklerinde olağanüstü kuraklık görüldüğünü belirtti. Bu durumun sadece tarımı değil, sosyoekonomik yapıyı da tehdit ettiğini vurguladı. Yer altı sularına aşırı bağımlılığın obruk oluşumlarına ve sürdürülemez bir tarımsal yapıya yol açtığını ifade etti.

MARMARA VE TRAKYA'DA SU AÇIĞI

Marmara Bölgesi'nde son aylardaki yağış artışına rağmen iki yıllık yağış açığının kapanmadığını söyleyen Kadıoğlu, İstanbul dahil bölgede 12 ve 24 aylık SPI haritalarının çok şiddetli kuraklığa işaret ettiğini aktardı. Trakya'da Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nin olağanüstü kurak sınıfında olduğunu belirtti. Yüksek nüfus ve sanayi yoğunluğu nedeniyle su talebinin çok yüksek olduğu bölgede, kuraklık etkilerinin daha hızlı ve sert hissedilebileceği uyarısında bulundu.

EGE VE AKDENİZ'DE TARIMSAL TEHDİT

Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde de tarımsal kuraklığın belirgin olduğunu söyleyen Kadıoğlu, Manisa, Uşak, Kütahya ve Afyonkarahisar'da 9 ve 12 aylık SPI değerlerinin şiddetli ve olağanüstü kuraklık seviyesinde olduğunu açıkladı. Bu durumun zeytin, üzüm ve hububat üretimini ciddi şekilde etkileyebileceğini ifade etti. Akdeniz kıyılarının görece daha iyi durumda olduğunu ancak iç kesimlerde, özellikle Göller Yöresi'nde su kaybının sürdüğünü ekledi.

KARADENİZ'DE İKİ YÖNLÜ RİSK

Doğu Karadeniz'de yağışların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini, burada kuraklıktan ziyade sel ve heyelan riskinin ön planda olduğunu belirten Kadıoğlu, asıl sorunun yağan suyun depolanamadan denize akması olduğunu vurguladı. Batı ve İç Karadeniz'de ise 12 ve 24 aylık verilerin hidrolojik kuraklığa işaret ettiğini, bu sessiz sürecin su kaynaklarını ve orman ekosistemlerini kırılgan hale getirdiğini kaydetti. Prof. Dr. Kadıoğlu, kuraklığın artık geçici bir sorun olmadığını vurgulayarak, su yönetiminin kurak yılları esas alarak planlanması gerektiğini söyledi. Bireysel ve kurumsal düzeyde su tasarrufunun hayati önem taşıdığını, özellikle İç Anadolu, Marmara ve Ege'de acil önlemler alınması gerektiğini ifade etti.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.