Sulak alanlar hayati önem taşıyor: Diyarbakır'da 159 alan koruma altında

ÇEVRE Yayınlanma : 02 Şubat 2026 20:49 Düzenleme : 02 Şubat 2026 20:49
Sulak alanlar hayati önem taşıyor: Diyarbakır'da 159 alan koruma altında
Diyarbakır Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Erdal Seven, sulak alanların biyoçeşitlilik ve insan yaşamı için hayati önemini vurguladı. Kentte 159 sulak alan tespit edildiği ve koruma çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğü belirtildi.

Diyarbakır Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Erdal Seven, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, sulak alanların korunmasının hem biyolojik çeşitlilik hem de insan yaşamı açısından vazgeçilmez bir role sahip olduğunu vurguladı.

RAMSAR SÖZLEŞMESİ VE ULUSLARARASI KORUMA

Seven, sulak alanların sadece doğal zenginlikler olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın da ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. 1971 yılında İran'ın Ramsar kentinde imzalanan Sulak Alanların Korunmasına Dair Sözleşme'ye değinen Seven, Türkiye'nin bu sözleşmeye 1994 yılında taraf olduğunu hatırlattı. Bu sözleşmenin, belirli bir ekosisteme, yani sulak alanlara adanmış tek uluslararası sözleşme olma özelliğini taşıdığını dile getiren Seven, taraf ülkelere en az bir sulak alanı 'Uluslararası Öneme Haiz Sulak Alan' olarak ilan etme, koruma ve akılcı kullanımını sağlama yükümlülüğü getirdiğini ekledi. Dünya Sulak Alanlar Günü'nün de bu bilinçle 1997'den beri her yıl 2 Şubat'ta kutlandığını ifade etti.

EKOSİSTEM SAĞLIĞI VE İNSAN YAŞAMI İÇİN FAYDALARI

Sulak alanların ekosistem açısından taşıdığı önemin altını çizen Seven, dünyadaki bitki ve hayvan türlerinin yaklaşık %40'ının bu alanlara bağımlı olduğunu söyledi. Bu alanların, dünyadaki tüm ormanların karbon depolama kapasitesinin yaklaşık iki katına sahip olduğunu aktaran Seven, tatlı suyun büyük bir kısmını bünyelerinde tutarak insanlığa sunduğunu kaydetti. Sulak alanların doğal bir filtre gibi suyu temizlediğini, sünger özelliğiyle suyu emerek yeraltı sularını beslediğini ve yüzey akışını yavaşlatarak taşkın risklerini azalttığını vurguladı. Ayrıca, baraj ve gölet gibi yapay sulak alanların da afet risklerinin azaltılmasına katkı sağladığını ve özellikle kış aylarında su kuşları için önemli beslenme, konaklama ve üreme alanları sunduğunu dile getirdi. Seven, bu alanlardan elde edilen balık ve pirinç gibi kaynakların tüm canlılar için yaşam kaynağı olduğunu belirterek, "Bu nedenle su, sulak alanlar ve hayat birbirinden ayrılamaz" dedi.

DİYARBAKIR'DA KORUNAN SULAK ALANLAR VE GELECEK VİZYONU

Diyarbakır genelinde yapılan teknik çalışmalar sonucunda 159 adet sulak alanın tespit edildiğini açıklayan Seven, bu alanların Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Sulak Alan Envanteri Yönetim Bilgi Sistemine (SAYBİS) kayıt altına alındığını söyledi. İlin başlıca sulak alanları arasında Dicle ve Fırat nehirleri, Batman Çayının Diyarbakır sınırları içindeki kıyıları, Kulp, Sarım, Sinek ve Ambar çayları ile Dicle, Kralkızı, Karakaya ve Batman Barajı'nın il sınırlarında kalan bölümleri yer alıyor. Devegeçidi, Göksu, Beşpınar, Ortaviran ve Gözegöl gibi yapay göletlerin de önemli sulak alanlar arasında bulunduğunu ifade etti. Diyarbakır Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü olarak sulak alanların korunması ve biyolojik çeşitliliğin devamı için denetim, belgelendirme ve gerekli durumlarda idari yaptırım işlemlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirten Seven, bu konuda taviz verilmediğini vurguladı. Seven, sulak alanların korunması ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması için herkesin en yüksek hassasiyeti göstermesi gerektiğini ifade ederek, "Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma gayretiyle 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nü kutluyor, bu günün yeni ve güzel başlangıçlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.