HAK-İŞ Konfederasyonu ve HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, 'Terörsüz Türkiye' projesini desteklediklerini belirterek, bu sürecin geçmişe kıyasla daha avantajlı bir noktada olduğunu vurguladı. Arslan, özellikle Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) mevcut süreçteki rolünün Türkiye için büyük önem taşıdığını ifade etti.

'Terörsüz Türkiye' projesine destek ve avantajlar
Ordu'da düzenlenen bir programda konuşan Mahmut Arslan, 'Terörsüz Türkiye' projesinin ülke gündeminin önemli bir parçası olduğunu ve hem heyecan verici hem de zaman zaman endişe uyandırıcı olabildiğini dile getirdi. Mevcut tabloyu değerlendirdiğinde, bu sürecin geçmişteki çözüm süreci denemelerine göre daha avantajlı olduğunu gözlemlediğini belirtti.

Geçmişteki çözüm süreci ve yaşananlar
HAK-İŞ'in 2013'te başlayan çözüm sürecinde aktif rol aldığını hatırlatan Arslan, sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadesiyle 'gövdemizi taşın altına koyarak' ilerlediğini ancak provokasyonlar ve dış müdahaleler nedeniyle yarım kaldığını söyledi. Amerika ve Batı'nın müdahaleleriyle PKK ve uzantılarının bu oyunlara gelmesinin süreci akamete uğrattığını ifade etti. Arslan, çözüm süreci kapsamında 'akil insanlar' heyetiyle Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaptığı çalışmalarda, bölge halkının terörden en çok zarar gören kesim olduğunu ve baskı nedeniyle özgürce yaşayamadığını gözlemlediğini aktardı.
MHP'nin rolü ve TBMM'nin önemi
Mevcut sürecin en önemli avantajlarından birinin siyasi tablo olduğunu belirten Arslan, geçmişte çözüm sürecine itiraz eden MHP'nin bugün süreci başlatıcılar arasında yer almasının Türkiye açısından son derece kıymetli olduğunu söyledi. Bu durumun, sürecin başarıya ulaşması için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) süreçte aktif rol üstlenmesini de önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Geçmişte Meclis'in devre dışı bırakıldığı eleştirilerinin yapıldığını hatırlatan Arslan, bugün TBMM'nin 'terörsüz Türkiye' konusunda inisiyatif almasının değerli olduğunu ve neredeyse tüm siyasi partilerin komisyonda yer almasının son derece önemli olduğunu ekledi. Komisyona katılmayan partilerin endişelerinin de saygıyla karşılanması gerektiğini belirten Arslan, esas olanın komisyondaki büyük çoğunluğun süreci desteklemesi olduğunu ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.







