Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara'da ABD Ticaret Odası'nın önemli isimlerinden oluşan bir heyetle bir araya gelerek, Türkiye'nin ekonomik gücünü ve yatırım potansiyelini vurguladı. Toplantıda, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması ve iş birliği alanlarının genişletilmesi üzerine kapsamlı görüşmeler yapıldı.

TÜRKİYE EKONOMİSİNDEN GURUR VEREN VERİLER
Bakan Bolat, küresel belirsizliklere ve olumsuz hava koşullarına rağmen Türkiye ekonomisinin kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü belirterek, son yıllarda OECD'nin en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer aldıklarını gururla ifade etti. 2025 yılı için belirlenen 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefini aştıklarını, mal ihracatının 273,3 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise ihracatın 63 milyar doları geçtiğini ve Almanya'nın en büyük pazar olduğunu, ABD'nin ise bu sıralamada önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

YATIRIMCILAR İÇİN TÜRKİYE NEDEN CAZİP BİR LİMAN?
Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, Türkiye'nin güvenli bir liman, istikrarlı bir siyasi yapı ve ekonomiye sahip olmasının yatırımcılar için büyük bir çekim merkezi oluşturduğunu dile getirdi. Son 23 yılda milli geliri dolar bazında altı kat büyüterek 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştıklarını, kişi başına düşen milli gelirin 18 bin doları aştığını belirtti. Bölgedeki çatışmalara rağmen Türkiye'nin istikrarlı yönetimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uluslararası alandaki saygınlığı ve dengeli dış politikasının ekonomik fırsatlarla birleşerek ülkenin cazibesini artırdığını söyledi. Geçen yıl 13 milyar doların üzerinde doğrudan yatırımın ülkeye geldiğini, bu yıl da Körfez'deki durumun düzelmesiyle yatırımların hızlanmasını beklediklerini ekledi. Türkiye'ye son 23 yılda 290 milyar dolar doğrudan yatırım geldiğini ve uluslararası şirket sayısının 89 bine ulaştığını, bu şirketlerin 1,2 milyon kişiye istihdam sağladığını, 70 milyar doların üzerinde ihracata katkıda bulunduğunu ve vergi ödediğini vurguladı. Bu verilerle Türkiye'nin, yerli ve milli şirketler kadar uluslararası sermayeden de faydalanarak büyüdüğünü gösterdi.







