Türk ev ve mutfak eşyaları sektörü, Antalya'da düzenlenen 23. Uluslararası Ev Eşyaları Zirvesi'nde 53 farklı ülkeden 112 önemli alıcıyı ağırladı. Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder, küresel krizlere ve bölgesel çatışmalara rağmen sektörün adapte olma yeteneğini vurgulayarak, "Şikayet etmek yerine yeni risklere ve fırsatlara uyum sağlıyoruz" dedi.

2025 YILI SEKTÖR İÇİN ZORLU GEÇTİ, ODAK ÇÖZÜMDE
Önder, 2025 yılının dünya ekonomisi ve Türkiye için zorlu bir yıl olduğunu belirtti. Küresel ekonomik dalgalanmalar, ABD-Çin ticaret savaşları ve bölgesel çatışmaların ekonomiyi ciddi şekilde etkilediğini ancak Türkiye'nin katma değeri yüksek ürünlerde ihracatını artırmayı başardığını ifade etti. Düşük teknoloji ürünlerinde aynı başarıyı yakalamanın daha zor olduğunu ekledi. 2026'nın da kolay bir yıl olmayacağını öngören Önder, sektörün kontrol dışı faktörlere takılmak yerine, değiştirebileceği süreçlere odaklanması gerektiğini vurguladı. Türk iş dünyasının krizlere karşı dayanıklı yapısına dikkat çekerek, bu bilinçle katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi.
ULUSLARARASI FEDERASYON YÖNETİMİ HEDEFİ VE DEMOGRAFİK GERİLEME UYARISI
Züccaciye sektörünün Avrupa Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu toplantılarında aktif rol aldığını belirten Önder, Avrupa'daki gelişmeleri ve regülasyonları yakından takip ettiklerini ve bu durumun ülkeye ve üyelere önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Almanya Köln'deki genel kurulda aktif görevler alarak Türkiye'yi tanıttıklarını ve önümüzdeki dönemde federasyon yönetiminde yer almayı hedeflediklerini açıkladı. 2026 veya 2027 toplantısının Türkiye'de yapılması teklifini sunduklarını ve bu yolda ilerlediklerini belirtti. Ayrıca, dünya genelinde demografik gerileme yaşandığına ve Türkiye'de de doğum oranlarındaki düşüşe dikkat çekti. Güçlü bir ekonomi için güçlü ve nitelikli nüfusun gerekliliğini vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uyarılarını desteklediklerini ve doğum oranlarının artmasının ülkenin geleceği ve refahı için büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu durumun inşaat, otomotiv gibi birçok sektörü de doğrudan etkileyecek pozitif bir faktör olacağını sözlerine ekledi.







