Hem bölgenin hem de ülkenin ekonomik girdi kaynağı olan Tuz Gölü, sağladığı bu katma değerin aksine cimri bir kadın yüzünden oluştuğu ile ilgili ilginç efsanesi ile de dikkat çekiyor.

EKONOMİK GİRDİ KAPISI
Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, mikroplastiksiz doğal yapısıyla ülkenin tuz ihtiyacının yüzde 70’ini karşılıyor. Türkiye'nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, hem doğal güzellikleri hem de ülke ekonomisine katkısıyla dikkat çekiyor.

Kapalı havzada yer alan ve hiçbir denize bağlantısı bulunmayan Tuz Gölü’nde, yoğun buharlaşma sonucunda mikroplastik atık barındırmayan doğal tuz kristalleri oluşuyor. Bu özellik, gölden elde edilen tuzu hem iç pazarda hem de ihracatta daha değerli hale getiriyor.

YABAN HAYATINA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR
Tuz Gölü Türkiye'nin en büyük tuz rezervlerine sahip olmasının yanı sıra nadir kuş türlerine ev sahipliği yapıyor. Göl bu sebep ile hem turistik hem de ticari açıdan son derece önemli bir göl olarak ön plana çıkıyor.
Göl ve çevresi 2000 yılında koruma alanı ilan edilirken, 7 bin 414 kilometrekarelik bir alan koruma altında tutuluyor. Göl havzası hem kuşlara hem de farklı hayvan ve böcek türlerine ev sahipliği yapıyor. 85 Kuş Türü, 15 memeli ve 129 böcek ile 38 tane de endemik bitki türünü barındırıyor.

TUZ GÖLÜ EFSANESİ
Hem bölgenin hem de ülkenin ekonomik girdi kaynağı olan Tuz Gölü, sağladığı bu katma değerin aksine cimri bir kadın yüzünden oluştuğu ile ilgili ilginç efsanesi ile de dikkat çekiyor. Efsaneye göre şimdi ki Tuz Gölü'nün bulunduğu yerde, çok eskiden kötü ve cimri yaşlı bir kadına ait verimli büyük bir bağlık varmış. Bir gün yaşlı bir derviş, yolunun üzerindeki bu bağı görmüş.
Bağın yanındaki kulübede çıkrıkla iplik saran yaşlı bir kadın oturmaktaymış. Çok susayıp acıktığından yaşlı kadından bir salkım üzüm istemiş. Ancak yaşlı kadın da ona üzüm vermemek için "Bu yıl bağım kurudu hiç üzüm vermedi." diyerek yalan söylemiş. Kadının bu hareketine kızan derviş, tekkeye taraf yürürken ona "inşallah tuz ile buz olasın! Gelip geçen seni taşlasın da hayır yüzü görmeyesin!" diye beddua etmiş. Yaşlı kadın o anda elindeki çıkrıkla taş kesilmiş, bağ ise tuz gölüne dönüşmüş.








