ANKARA (AA) - SEMİH ERDOĞDU - Başkentte 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk hapishanesi olarak inşa edilen ve günümüzde müze olarak hizmet veren Ulucanlar Cezaevi'nde, idamların gerçekleştirildiği darağacının hemen yanında bulunan ve cezaevinin inşası sırasında dikildiği tahmin edilen kavak ağacı, 'yüzyıllık tanık' olarak günümüzde de varlığını sürdürüyor.
İDAM CEZASININ KALDIRILMASIYLA DEĞİŞİM BAŞLADI
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından 14 Temmuz 2004 tarihinde, 5218 sayılı kanun ile idam cezasının tamamen kaldırılmasının ardından Ulucanlar Cezaevi, 2006 yılında kapatılarak Sincan Ceza İnfaz Kurumuna taşındı. Cezaevi, 2009 yılında restore edilmek üzere Altındağ Belediyesine devredildi. Ulucanlar Cezaevi, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin çalışmaları sonucunda 15 Haziran 2011’de müze olarak hizmete girdi. 1925 yılından 2006 yılına kadar birçok isme ve tespit edilen 18 idam infazına tanıklık eden darağacının hemen yanındaki kavak ağacı, yüzüncü yaşında varlığını sürdürüyor.
HATIRALARLA DOLU BİR AĞAÇ
Yüz yıllık geçmişe, birçok acıya ve yalnızlığa tanıklık eden bu ağaç, günümüzde müze bahçesinde 7'den 70'e ziyaretçilere ev sahipliği yapıyor. Ulucanlar Cezaevi Müzesi sorumlusu Merve Bayıksel, kavak ağacının geçmişte yaşanan olaylara tanıklık ettiğini belirterek, 'Buradaki tüm yaşanmışlıklara şahit olan bir ağaç' ifadesini kullandı. Bayıksel, Ulucanlar Cezaevi'nin idamların burada gerçekleşmesi nedeniyle tanınır olduğunu dile getirerek, 'Aslında burası bir 'tutukevi', fakat ismiyle çok tezat. İdamlar burada gerçekleşiyor. 'Cebeci Tevkifhanesi' olarak biliniyor ve çok sonradan 'Ulucanlar Cezaevi' adını alıyor.' dedi.








