Diyabet yüzyıllardır bilinen bir hastalık. Antik Mısırlıların milattan önce 1500’lü yıllarda “tatlı idrar” olarak tanımlaması, dönemin en dikkat çekici bulgularından biri olan artmış idrar hacmi ve glikoz kaybına işaret ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Betül Mercan Çiftçi, diyabetin fizyolojik temellerini şöyle anlatıyor:
“Antik Mısırlıların da tatlı idrar şeklinde tanımlama yapmaları, o dönemde gözlemledikleri temel belirtinin idrar hacminin artması ve sık idrara çıkma olduğunu gösteriyor...”
DİYABET NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?
Uzm. Dr. Çiftçi, diyabet gelişiminde rol oynayan temel mekanizmaları şöyle açıklıyor:
“Diyabet; insülinin etkisinin azalması, insülin direnci ya da insülinin yeterli üretilememesi…”
“Glikoz dengesini bozan en önemli durum da iskelet kasında, yağ dokusunda ve karaciğerde insülin etkisinin azalmasıdır…”
“İnsülin direnci hücrelerin insüline yanıt verme kapasitesindeki azalma durumudur…”
“İnsülin eksikliğinde ise beta hücrelerinin yeterince insülin üretememesi söz konusudur…”
KÜRESEL RAKAMLAR ‘DEHŞET VERİCİ’
International Diabetes Federation (IDF) verilerine göre 2024’te dünyada 589 milyon diyabetli bulunuyor. Bu sayının 2050’de 853 milyona çıkacağı öngörülüyor. Uzm. Dr. Çiftçi, durumu şöyle yorumluyor:
“Bu gösteriyor ki diyabet küresel boyutta yaygın bir kronik hastalık haline geleceği ve sağlık sistemlerine, toplumlara ve ekonomiye önemli yükler getirecek.”
BU BİR SALGIN MI?
Artışın hızına dikkat çeken Çiftçi, klasik anlamda bir salgından söz edilemeyeceğini belirtiyor:
“Diyabet enfeksiyon hastalığı değildir ama görülme sıklığındaki hızlı artış nedeniyle ‘epidemik boyutta’ bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor…”
TÜRKİYE’DE RİSK ÇOK YÜKSEK
Türkiye, Avrupa’da yetişkin nüfusta en yüksek diyabet prevalansına sahip ülke. Uzm. Dr. Çiftçi, tabloyu şöyle özetliyor:
“Türkiye’de 20-79 yaş aralığında diyabetli yetişkin sayısı yaklaşık 9,6 milyon. Ayrıca prediyabet oranı da oldukça yüksek…”
DİYABETİN ORGANLARA VERDİĞİ ZARARLAR
Diyabetin uzun vadede birçok organda kalıcı hasara yol açtığını belirten Çiftçi, şu uyarıda bulunuyor:
“Burada en önemlisi damar sistemidir. Göz, böbrek, sinir sistemi hasarları; koroner arter ve periferik damar hastalıkları diyabetlilerde daha sık görülür…”
Diyabetik ayak yaralarının önemine dikkat çeken Çiftçi, düzenli takip ve bakımın hayati olduğunu vurguluyor.
PEKİ NE YAPMALISINIZ?
Diyabeti önlemede en etkili adımların yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu söyleyen Çiftçi, şu önerileri sıralıyor:
“Sağlıklı, dengeli beslenme şart. İşlenmiş şeker ve yüksek kalorili gıdalar sınırlandırılmalı.”
“Fiziksel aktivite mutlaka artırılmalı. Kas güçlendirme egzersizleri önemlidir.”
“Vücut ağırlığı kontrol altında tutulmalı; abdominal obezite azaltılmalı.”
“Ailesel risk, obezite veya gebelik diyabeti olan kişiler düzenli sağlık kontrolünü ihmal etmemeli.”








