Ocak ayı, rahim ağzı kanserine karşı farkındalığın artırılması ve koruyucu sağlık uygulamalarının hatırlatılması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu kanserin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna vurgu yapıyor.

RAHİM AĞZI KANSERİNE KARŞI FARKINDALIK ETKİNLİĞİ
Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Medicana Konya Hastanesi'nde anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Hastane çalışanları ve tedavi gören hastalar, farkındalık oluşturmak amacıyla hastane önünde birlikte balon uçurdu.
Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. S. Nihal Gökmen, rahim ağzı kanserinin temel nedeninin Human Papilloma Virüs (HPV) olduğunu belirtti.
Gökmen, "200'den fazla alt tipi bulunan bu virüs oldukça yaygın. Belki de aramızda bu virüse hiç yakalanmayan kimse yoktur. Ancak her tipi kansere yol açmıyor; bazıları kansere neden olurken, çoğu siğil olarak geçip gidiyor.
En büyük sorun, erken evrede belirti vermemesi. Hasta hastalığı fark edemeyebilir. Belirti verdiğinde ise genellikle ileri evrededir. Bu dönemdeki sık görülen bulgular arasında cinsel ilişki sonrası kanama, kaşıntı, ağrı, adet dönemlerinin uzaması veya ara kanamalar ve kötü kokulu akıntı yer alıyor" dedi.

ERKEN TEŞHİS VE AŞININ ÖNEMİ
Op. Dr. S. Nihal Gökmen, erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak, "Tüm dünyada ve ülkemizde PAP smear ve HPV DNA testi gibi tarama testleri uygulanıyor.
HPV DNA testi, serviks kanserine yol açan tipleri teşhis etmek için geliştirildi. Pap smear testinde alınan sürüntü mikroskop altında incelenerek kanserin öncü lezyonları var mı diye bakılıyor. HPV aşısı ise serviks kanserine yol açan tiplere karşı geliştirilmiş bir aşı ve koruyuculuk sağlıyor.
Kişi bu virüsle karşılaştığında aşı onu adeta koruyor. Bu nedenle çok önemli. Özellikle 9-45 yaş arası tüm kadınlara ve erkeklere uygulanabilen aşı, üç doz halinde yapılıyor ve sonrasında ek doza gerek duyulmuyor. Aşının koruyuculuğu oldukça yüksek, bu yüzden herkese tavsiye ediyoruz" diye konuştu.
AŞI YAPTIRANLAR DA TARAMALARINI İHMAL ETMEMELİ
Op. Dr. Gökmen, aşı yaptıranların da düzenli taramalarını sürdürmesi gerektiğini hatırlatarak, "Aşı, belirli tiplere karşı geliştirilmiş olsa da, alt tiplerde hücresel değişiklikler olabiliyor. Bu nedenle taramalarına devam etmeleri gerekiyor.
Serviks kanseri, erken teşhis edilebilen ve tarama testleri sayesinde erken tedavisi yapılabilen bir kanserdir. İnsanlar, hem aşılarını yaptırsınlar hem de taramalarını ihmal etmesinler" ifadelerini kullandı.







