Acıbadem Eskişehir Hastanesi'nden Uzman Psikolog Beste Çokaygil, günümüzün yaygın bir sorunu olan yalnızlık hissinin, sadece fiziksel olarak yalnız olmakla açıklanamayacağını vurguladı. Yalnızlığın temelinde anlaşılmama, değer görmeme ve bir topluluğa ait hissetmeme gibi duygusal eksikliklerin yattığını belirten Çokaygil, dijital dünyadaki etkileşimlerin, örneğin mesajlaşmak veya beğeni almak gibi, gerçek bağ kurma ihtiyacını karşılamadığını ifade etti.
Kaygı ve depresyonun kökeninde yalnızlık yatıyor
Çokaygil'e göre, hızla değişen yaşam temposu, yüzeysel ilişkiler ve sosyal medyadaki kusursuz hayat yanılsamaları, bireylerin kendilerini daha yetersiz ve yalnız hissetmelerine neden oluyor. İnsanların gerçek duygularını saklama eğilimi, samimi ve güvenilir ilişkilerin azalmasına yol açıyor. Bu durum uzun vadede kaygı bozuklukları, depresyon ve özgüven eksikliği gibi ciddi psikolojik sorunlara davetiye çıkarabiliyor. Çokaygil, modern şehir yaşamının getirdiği bireyselleşme ve zayıflayan komşuluk ilişkilerinin de yalnızlığı besleyen önemli faktörler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.
Yalnızlık bedensel sağlığı da tehdit ediyor
Uzman Psikolog Beste Çokaygil, yalnızlık hissinin sadece ruh sağlığını değil, fiziksel sağlığı da olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Uzun süreli yalnızlık durumlarında stres hormonlarının arttığını, bunun da bağışıklık sisteminin zayıflamasına, uyku düzeninin bozulmasına ve kronik yorgunluğa yol açabileceğini belirtti. Dijital iletişimin yoğunluğuna rağmen, göz teması, ses tonu ve beden dili gibi unsurları barındırmayan sanal etkileşimlerin, gerçek insan bağının yerini tutmadığını vurgulayan Çokaygil, bireylerin kendileriyle kurdukları bağı güçlendirmeleri ve anlamlı bağlantılar oluşturmaları gerektiğini ifade etti. Kendine zaman ayırma, duyguları kabullenme, arkadaşlıkları derinlikli değerlendirme ve sosyal aktivitelere katılım gibi adımların, yalnızlık duygusuyla başa çıkmada etkili yöntemler olduğunu sözlerine ekledi.








