Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) düzenlediği Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) akademisyenleri, Uluslararası Murat Hüdavendigar Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. Bu buluşmada, yapay zeka çağının getirdiği yeni meslek alanları, dijital dönüşümün etkileri, girişimcilik ekosisteminin dinamikleri ve sahadaki teknolojik zorluklar gibi kritik konular derinlemesine tartışıldı.

YAPAY ZEKA VE GELECEĞİN MESLEKLERİ
Programın ana odak noktalarından biri, BUÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murtaza Cicioğlu'nun sunumu oldu. Cicioğlu, yapay zekanın tarihsel gelişimini üç temel evrede ele alarak, ilk dönemdeki kurallara dayalı sistemlerden günümüzdeki kendi kendine öğrenen algoritmalara uzanan süreci anlattı. Yapay zekanın bir tehdit unsuru olarak görülmesi yerine, mühendislik perspektifinde doğru kararlar almayı destekleyen bir 'karar destek mekanizması' olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı. Tıp, tarım, eğitim ve sanayi gibi çeşitli alanlarda optimizasyon için bu teknolojilere duyulan ihtiyacı dile getiren Cicioğlu, gençlere yönelik önemli tavsiyelerde bulundu: Gelecekte hayatta kalabilmek için bilgi depolayan bireyler olmanın ötesine geçerek, algoritmik ve eleştirel düşünce yapısını benimsemek, veri okuryazarlığı becerilerini geliştirmek ve temel programlama dillerine hakim olmak, projeler aracılığıyla kendilerini sürekli yenilemek gerekmektedir.

İNSANİ DEĞERLERİN YÜKSELİŞİ VE ROBOTLAŞMADAN KAÇINMA
BUÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Aydemir ise yapay zekanın hayatın her alanına nüfuz ettiği bu dönüşüm sürecinde insani vasıfların önemine dikkat çekti. Aydemir, öğrencilere algoritmik düşünceyi geliştirirken robotlaşmaktan uzak durmaları yönünde bir uyarıda bulundu. Yapay zekayı, günümüzün karmaşık operasyonlarını kolaylaştıran gelişmiş bir hesap makinesi olarak tanımlayan Aydemir, makinelerin sunulan bilgilerin dışına çıkamayacağını, insanı eşsiz kılanın ise ilham ve sezgisel yetenekler olduğunu ifade etti. Günümüz dünyasında iyi bir insan olmanın, çevreye faydalı bireyler yetiştirmenin, dil, matematik ve edebiyat gibi alanlardaki becerileri geliştirmenin yanı sıra sanatsal ve duygusal yönleri de ihmal etmemenin altını çizen Aydemir, bu alanlarda kazanılan yetkinliklerin, seçilecek meslek ne olursa olsun işe doğrudan değer katacağını belirtti.

GİRİŞİMCİLİK VE HAYAL GÜCÜNÜN ROLÜ
Teknofest süreçlerinin ardından kendi fikirlerini bir girişime dönüştürmüş bir isim olan Yazılım Mühendisi Ramazan Bozkır, teorik bilginin pratikteki yansımalarını ve sanayideki karşılıklarını paylaştı. Bozkır, basit sorunların yapay zeka ile çözülmesinin artık olağanlaştığını ancak gerçek sahadaki problemlerin çok daha karmaşık dinamikler barındırdığını belirtti. Endüstriyel alanda veri mahremiyeti ve yüksek donanım maliyetleri gibi kısıtlamalarla karşılaşıldığını kaydeden Bozkır, günümüz iş dünyasının makine, elektronik ve yazılım disiplinlerini birleştiren disiplinlerarası çalışmalara yöneldiğini vurguladı. Yapay zekanın yalnızca bir araç olduğunu, insanın kültürü ve hayalleriyle şekillenen düşünce dünyasını hiçbir yapay zeka modelinin tam olarak taklit edemeyeceğini sözlerine ekledi. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından iyi dileklerle sona erdi.







