HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, milyonlarca lirayı bulan malpraktis tazminatları ve dava bitmeden uygulanan haciz işlemleri nedeniyle hekimlerin artık cerrahi ve dahiliye gibi riskli branşları tercih etmediğini açıkladı. Kurban, hazırladıkları Hekimlik Meslek Yasası tasarısının hem hekimlerin mesleki güvencesini sağlayacağını hem de sağlık sistemindeki yapısal sorunlara çözüm getireceğini söyledi.

MEVCUT SİSTEM HEKİMLERİ ÇIKMAZA SÜRÜKLÜYOR
Malpraktis davalarında uygulanan yüksek tazminatların ve tamamlanmamış yargı süreçlerine rağmen başlatılan haciz işlemlerinin hekimleri ekonomik ve mesleki açıdan çıkmaza sürüklediğini ifade eden Adil Kurban, bu durumun özellikle riskli branşlarda hekim açığını artırdığını vurguladı. Mevcut sistemin hekimleri hasta ile karşı karşıya getirdiğini belirten Kurban, hazırlanan yasa tasarısının hasta, hekim ve devlet haklarını birlikte koruyan dengeli bir yapı sunduğunu dile getirdi.
YASA TASARISI 140'DAN FAZLA MADDE İÇERİYOR
HEKİMSEN tarafından hazırlanan yasa tasarısı hakkında bilgiler veren Kurban, tasarının 140'tan fazla madde içerdiğini ve bu maddelerin önemli bir kısmının tamamen yeni olduğunu açıkladı. Malpraktisten tıbbi uygulamalara kadar uzanan geniş bir alanı kapsayan tasarı, hekimin, hastanın ve devletin hakkını koruyan dengeli bir yapı öngörüyor. Kurban, deontolojiyi tıbbın bekçisi haline getirerek ülke genelinde etkin şekilde uygulayacaklarını ve Tabipler Birliği'ndeki marjinalleşmeye son vereceklerini belirtti.
HEKİMLER RİSKLİ BRANŞLARDAN KAÇIYOR
Malpraktis davalarında 70 milyon, 100 milyon TL'yi aşan cezalarla karşı karşıya kalındığını vurgulayan Kurban, bu cezaların hekimlerin tüm mal varlığını yok ettiğini, ailesini ve geleceğini ortada bıraktığını söyledi. Tüketici mahkemelerine yapılan başvurularda dava süreçleri tamamlanmadan hekim aleyhine kararlar verildiğini ve haciz işlemlerinin başlatıldığını ifade eden Kurban, hekim sonradan haklı çıksa bile parasını geri alamadığını belirtti. Bu durumun hekimlerin artık riskli branşlara girmemesine yol açtığını, dahiliye ve aile hekimliği dahil riskli branşların tamamının ciddi risk altında olduğunu, cerrahi branşların ise çok yüksek risk taşıdığını açıkladı. En çok çalışan ve en başarılı hekimlerin bile biyokimya, mikrobiyoloji gibi preklinik dallara yöneldiğini, bu alanlarda hasta ile doğrudan temas olmadığı için muayene, görüşme ve iletişimin gerçekleşmediğini söyledi.







