Kuyumcu atölyelerinde, değeri kimi zaman yüz binlerce doları bulan pırlanta ve altın mücevherler, ustaların milimetrik hassasiyetle gerçekleştirdiği dokunuşlarla tamir edilerek yeniden eski ihtişamına kavuşturuluyor.

DEĞERLİ TAŞLAR USTALIKLA YENİLENİYOR
Pırlanta, altın, elmas ve diğer değerli taşlardan yapılmış ziynet eşyalarının tamir ve tadilatlarının yapıldığı kuyumcu atölyelerinde, ustalar her gün büyük maddi değere sahip parçalar üzerinde titizlikle çalışıyor. Bu ustalar, mücevherin değerini göz ardı ederek, adeta sıradan bir metal üzerinde çalışıyormuşçasına bir dikkat ve sabırla işlem gerçekleştiriyorlar. 35 yıllık tecrübeye sahip kuyumcu ustası Yüksel Demir, mesleklerinin büyük bir dikkat ve ustalık gerektirdiğini vurgulayarak, değerli mücevherlerle çalışırken yapılabilecek en ufak bir hatanın ciddi kayıplara yol açabileceğini belirtti. Demir'e göre kuyumcu atölyeciliği, altın, gümüş ve pırlanta gibi değerli eşyalara uygulanan tüm tamir ve tadilat işlemlerini kapsıyor. Son yıllarda altının küresel ölçekte en değerli madenlerden biri haline geldiğini hatırlatan Demir, "Sadece altın değil, üzerindeki pırlanta ve elmasıyla birlikte çok kıymetli malzemelerle çalışıyoruz. Bu nedenle işimizi yaparken son derece dikkatli olmamız gerekiyor. Yıllardır bu mesleğin içindeyim. 100 bin dolarlık bir mücevheri de tamir ettik, çok daha düşük değerli bir ürünü de. Biz iş yaparken ürünün fiyatını değil, işin doğruluğunu düşünürüz" ifadelerini kullandı.

'BU MESLEKTE HER ŞEY KIYMETLİ'
Yüksek değerli mücevherlerle çalışırken tedirginliğin hataya yol açabileceğini dile getiren Demir, "Bir eşyanın çok değerli olduğunu düşünerek işe başlarsanız tedirgin olursunuz ve hata yapabilirsiniz. Bu meslekte her şey kıymetli. Bu yüzden işe odaklanırız ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışırız" dedi. Mesleklerinin geleceğine de değinen Demir, kuyumculuğun insanlık var oldukça devam edeceğini belirtti. Çırak yetiştirmenin önemine dikkat çeken Demir, teknolojinin gençler üzerindeki etkisinin mesleğe olan ilgiyi azalttığını ancak buna rağmen yeni ustalar yetiştirmek için çaba gösterdiklerini sözlerine ekledi. Meslek Eğitim Merkezi'nde eğitim gören ve haftanın büyük bir bölümünü kuyumcu atölyesinde çırak olarak geçiren öğrenciler ise kuyumculuğun diğer mesleklere göre daha zorlu ancak oldukça keyifli olduğunu belirterek, ileride kendi atölyelerini açıp ustalık yapmak istediklerini ifade ettiler.







