Ilıman bir kışın ardından hava sıcaklıklarının bir anda mevsim normallerinin altına düşmesi, yurdun birçok noktasında kar yağışı ve dona neden oldu. Birçok ilde yaşanan zirai don meyve ve sebzenin dalında çürümesine neden olurken çiftçiye ve ekonomiye faturası da ağır oldu.
Son beş günde pek çok bölgede sıcaklığın sıfırın altına düşmesi sonucu yaşanan zirai dondan ilk belirlemelere göre en az 36 kent etkilendi. Ziraat odaları ve üretici birlikleri yaşanan donu afete benzeterek zarar gören yerlerin afet bölgesi ilan edilmesini isterken Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bunun tarihin en büyük zirai don olaylarından biri olduğunu söyledi.
Yumaklı, 12 Nisan'da yaptığı açıklamada “Yer yer sıcaklığın eksi 15 dereceye düştüğü son üç günde, bazı bölgelerde son 30 yılın en düşük sıcaklık değerleri kaydedildi” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 15 Nisan'da hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından durumun daha net ortaya çıkacağını söyledi.
65 İL ZİRAİ DONDAN ZARAR GÖRDÜ
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hangi bölgede hangi ürünün zirai dondan etkilendiğini tek tek açıkladı.
Don afetinin 65 ildeki zirai faaliyetleri olumsuz etkilediğine dikkat çeken Bayraktar “Tarımsal üretimin devamlılığı için don afetinden zarar gören tüm çiftçilerimizin zararlarının karşılanması için bir fon oluşturulmalı” diye konuştu.
Bayraktar, yaşanan felaketin yalnızca çiftçileri değil tüketicileri de doğrudan etkileyeceğini kaydetti.
Yalnızca şubat ayından bu yana 3 büyük don hadisesi gerçekleştiğini belirten Bayraktar, “Şubat ayında Mersin, Adana ve Hatay başta olmak üzere birçok ilimizde yaşanan zirai don meyve bahçelerini vurdu. Mart ayında Manisa başta olmak üzere Ege Bölgesi’ndeki birçok ilimizde yaşanan don üzüm bağlarına zarar verdi. Bu yaralar tam olarak sarılmadan gelen ve neredeyse tüm ülkeyi etkileyen don hadisesi, tarımsal üretime darbe vurdu” ifadelerini kullandı.
HANGİ ÜRÜNLER ETKİLENDİ?
Cumhurbaşkanı Erdoğan hububat, baklagiller ve yağlı tohumlarda yurt içi gıda arzını olumsuz etkileyecek bir risk olmadığını dile getirirken uzmanlar, birçok üründe “yok yılı” yaşanacağını söylüyor. -17 dereceye düşen sıcaklıklardan dolayı belli bölgelerde kayısı, üzüm, elma, şeftali, nektarin gibi meyve gruplarında farklı derecelerde hasar meydana gelirken fiyatların yükselmesi ve enflasyonun da olumsuz etkilenmesi bekleniyor.
Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, yılda 500 milyon doların üzerinde gelir elde edilen kayısının tamamını kaybettiklerini söyledi.
Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu üyesi Sebahattin Arslantürk, zirai donun yanı sıra istilacı türler sebebiyle fındık tarımında 200 bin ton civarında bir hasar olduğunu kaydetti.
Elma üretimiyle öne çıkan Karaman'da eksi 11 dereceye düşen sıcaklıklardan dolayı hasat zarar gördü.
Manisa'da Saruhanlı başta olmak üzere Alaşehir ve Salihli'deki üzüm bağlarını don vurdu, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç bazı bölgelerde zararın yüzde yüze yakın olduğunu bildirdi.
'BİR SEZONDA ÜÇ KEZ ZİRAİ DON YAŞANDI'
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, zirai don afetinin birçok bölgede etkili olduğunu belirtti.
BBC Türkçe'ye konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Müşaviri Dr. Ali Recep Nazlı, bu sene geçmiş yıllardan farklı olarak aynı üretim sezonunda üç defa zirai don olayı yaşandığını şu sözlerle aktardı:
"Türkiye'nin büyük bir kısmı etkilendi. Bunlara ek olarak, bazı bölgelerdeki zirai don şiddeti çok yüksek oldu. Hepsi bir arada yaşanınca, üretim üzerindeki negatif etkisi yüksek oldu. Dolayısıyla biz sadece tek bir don olayı yaşamadık, bir süredir bu durumu yaşıyoruz."
Nazlı, tüm bunlara rağmen, bu seneki tarımsal üretimin büyük oranda kaybedildiği yorumunu yapabilmek için henüz erken olduğunu belirtiyor.
ERDOĞAN’DAN ÇİFTÇİLERE DESTEK MESAJI
Tarımsal üretimde sigortalama, devlet destekli tarım sigortası TARSİM üzerinden yapılıyor.
TARSİM'e kayıtlı çiftçilerin sigorta bedelini, yüzde 50 ila 67 arasında devlet karşılıyor. Ancak Türkiye'de çiftçilerin sigortalılık oranı oldukça düşük.
Nazlı, bitkisel üretimde tarımsal sigortalılık oranının yüzde 23, seracılık da ise yüzde 25 seviyesinde olduğunu belirtiyor.
Türkiye genelinde bir milyondan fazla çiftçi TARSİM'e kayıtlı değil. Peki, sigortalı olmayan çiftçilerin zararı ne olacak?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirai don sigortası olmayan çiftçilerin zararının da hasar oranına göre karşılanması için çalışmaların başladığını belirtti.
Erdoğan, "Hükümetimizin tüm imkanlarıyla, tüm kapasitesiyle bu zor günlerinde çiftçilerimizin, üreticilerimizin yanında olduğunun bilinmesini istiyorum" dedi.
Nazlı, 2021 yılındaki kuraklık sonrasında da benzer uygulamanın hayata geçtiğini hatırlatarak destek mekanizmalarının belirlenmesi için zararının boyutunun netleşmesi gerektiğini bildirdi.
Nazlı, "Tarım bakanlığı teşkilatı ve TARSİM uzmanları şu anda sahada çalışıyor. Zararın boyutları, ne kadarlık bir alanı ve ürünü etkilediği ortaya çıktıkça, nasıl bir yol izleneceği de netleşecektir" diye konuştu.
'DON ETKİSİYLE GIDA FİYATLARI ARTACAK'
BBC Türkçe'ye konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, çiftçinin kaybını düşük göstermeyen, gerçekçi tespitler yapılması gerektiğini kaydetti.
21-25 Şubat'ta Hatay, Adana ve Mersin'de yaşanan zirai donun hasar tespitinin bile henüz tamamlanmadığını söyleyen Suiçmez, vakit kaybetmeden çiftçiye ödeme yapılması gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Üretimin azalması, gıda fiyatlarının daha da artması ve bazı ürünlerde ihracat gelirlerinin azalması gibi ciddi sonuçları olacak. Tüm bunları düşünerek, gelecek yıllarda da üreticinin ayakta kalmasını sağlayacak şekilde ek desteklerin verilmesi gerekiyor."
2014 yılında yaşanan büyük zirai don olayından sonra da tarımsal üretimin toparlanması zaman aldı. İklime bağlı bir sektör olan tarımın, özel olarak korunmalı. Tarımı olumsuz etkileyen iklim olayları geçmişte olduğu gibi gelecekte de yaşanacak.
Tarım politikaları yetersiz kalıyor. Tarım Kanunu'na göre tarıma toplam destek bütçesi gayri safi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz. Buna göre 615 milyar TL'lik bir destek gerekirken, bütçe kanunu ile tarıma verilen destek 135 milyarda kaldı. Bu destekler bir yıl sonra ödeniyor ve geç ödenen destek, enflasyona karşı eriyor.
Don etkisiyle fiyatların artmasını bekleyebiliriz ama gıda enflasyonunun nedenini dona bağlama kolaycılığına düşmemeliyiz. Don olmadan da sebze meyve fiyatları zaten yüksekti."
'ÇİFTÇİLERİN BORCU GİDEREK ARTIYOR'
Çiftçilerin üretimde bulunmak için bankalardan ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi aldığını hatırlatan Suiçmez, çiftçi borçluluğunun arttığını vurguladı.
Suiçmez şöyle devam etti:
"BDDK'nın son verilerine göre, çiftçilerin toplam kredi borcu 950 milyarı buldu. Ayrıca haciz ve icraya konan takipteki kredi oranı, geçen yıla göre iki kat oranında artarak 4,9 milyar TL oldu.
Yıllardır devam eden gıda enflasyonunu çözmemiz gerekirken üstüne donun eklenmesi, bundan etkilenen üreticilerin alandan çekilmesine yol açacak.
Dışa bağımlılığa dayalı, desteklerin az olduğu, özelleştirmeler nedeniyle alanın tümüyle serbest piyasaya bırakıldığı bu modelin değiştirilmesi gerekir. Bunun üzerine iklim etkilerine yönelik ek önlemlerin alınması gerekir."
'ÜRETİMİN DEVAMLILIĞI İÇİN ÇİFTÇİ DESTEKLENMELİ'
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da zirai don felaketinin tarımsal üretimde ciddi hasara yol açtığını söyleyerek, üretimin devamlılığı için çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Hisarcıklıoğlu, kamudan ek desteklerin yanı sıra, Ziraat Bankası başta olmak üzere bütün bankalardan borçların faizsiz ertelenmesi talebini dile getirdi.
Bu açıklamanın sanayi açısından kritik olduğunu değerlendiren Suiçmez, "Eğer üretici olmazsa sanayici neyi işleyecek, ihracatçı neyi yurtdışına ihraç edecek?" diye ekliyor.
ÇİFTÇİNİN ALDIĞI ÖNLEMLER İŞE YARADI MI?
Bazı çiftçiler don sırasında meyve bahçelerinde ateş yakarak, bazıları ise ağaçlara naylonlar geçirerek önlem almaya çalıştı.
Çiftçiler çoğunlukla saman yakma, sulama yaparak ısıyı yükseltme ya da sisleme gibi yöntemlere başvurdu.
Nazlı ise sıcaklıkların çok hızlı ve fazla düştüğü durumlarda, bu yöntemlerin etkili olmadığını şu sözlerle açıkladı:
"Ayrıca düşük sıcaklığın ne kadar sürdüğü de önemli. Düşük sıcaklık eğer 10-15 dakika sürüyorsa, bunun etkisi çok ağır olmayabiliyor ama birkaç saat sürerse bunun zararı çok belirgin oluyor."
Tarımın varoluşsal riskleri olduğunu hatırlatan Nazlı, bakanlık ve kurumların bununla mücadele yolları geliştirdiğini, çiftçilere de düzenli eğitim verildiğini bildirdi.
Zorlu iklim koşulları ve iklim değişikliği sebebiyle meydana gelen koşullara dayanıklı ürünler yetiştirip geliştirmek gerektiğine vurgu yapan Nazlı, don olayının yaşandığı günlerde ürünün üzerine yayılacak kil ürünleri, don pervaneleri ve bitki antifriz ürünleri üzerine de araştırma geliştirme çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi.
BU ÜRÜNLER BU SENE CEP YAKACAK!
Malatya ve Kahramanmaraş’ta, başta kayısı olmak üzere ceviz, kiraz, üzüm, elma ve diğer meyveler, bunlara ek olarak şeker pancarı, çerezlik ayçiçeği ve yem bitkileri.
Karadeniz Bölgesi’nde, fındık ve çay başta olmak üzere kivi, hurma ve diğer meyveler.
Ege Bölgesi’nde, başta üzüm olmak üzere zeytin, incir, elma, ceviz, kiraz, ayva ve diğer meyveler.
Marmara Bölgesi’nde, şeftali, ahududu, armut, sofralık zeytin, incir, kivi, nektarin, erik, kiraz, elma, ayva ve fındık gibi meyveler ile bazı ekili alanlar.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Antep fıstığı, badem, ceviz, nar, Trabzon hurması, dut ve diğer meyveler.
İç Anadolu Bölgesi’nde, elma, armut, ayva, ceviz, kiraz, üzüm gibi meyveler ile bazı ekili alanlarda; Akdeniz Bölgesi’nde ise karpuz, patates, narenciye ve sebzelerde zarar meydana geldi.







