BAKAN ÇİFTÇİ’NİN DUASI

Yayınlanma : 15 Haziran 2026 11:12
Düzenleme : 15 Haziran 2026 11:12

Bugün önce hac ibadetini yapıp dönen arkadaşlarımıza, dostlarımıza, kardeşlerimize yaptığımız “Haccınız mübarek olsun” ziyaretinden bir kesit paylaşayım.

Büyüklerimiz “Rabbim kimsenin gelenini, gidenini eksik etmesin” diye dua ederlerdi.

Bunun manasını yalnız kalanların dışında kimse bilemez.

Zaten en büyük zenginlikte Gonya tabiriyle eşinin, dostunun çok olmasıdır.

Hac dönüşü ziyaretlerde bunlardan birisidir.

Kısa bir ara vereyim.

Eşiyle birlikte Umre ibadetinden dönen bir vatandaş, geleni gideni olmayınca yatsı namazı için geldiği cami imamından rica ederek cemaati evine davet etmiş.

İmamda “Yarın gelelim. Ben sabah namazından itibaren tüm cemaate ileteyim yatsıdan sonra biraz kalabalık gelelim” deyince çok memnun olduğunu anlatmışlardı.

Şimdi konumuza dönelim.

Kurban Bayramı öncesi Hac ibadeti için gidenlerin tamamı Hac görevini yapıp döndüler.

Hacı olanlara akrabaları, eşleri, dostları, kardeşleri “Haccınız mübarek olsun” ziyareti yaparlar.

Bu ziyaret her gün öğleden sonra başlar ve birkaç gün sürer.

Her gelene ziyaret edilen mübarek yerler ile orada yaşadıkları huşu içinde anlatılır.

Zaten bizim dinimiz İslam, Hac ve Umreyi yalnızca bir yolculuk değil, kulun rabbine yönelişi kalbin arınışı ve nefislerin terbiyesi olarak emretmedi mi?

Bu mübarek ibadetin eksiksiz, ihlasla ve tam bir teslimiyetle yerine getirilmesini bizlere farz kılmadı mı?

Daha kutsal topraklara yolculuk başlamadan Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri hacı adaylarına şu tembihte bulunurlar.

“Bu kutlu yolculukta insan dünya meşgalesini geride bırakıp Allah’ın davetine icabet ederek sabır şükür ve huşu içinde adım attığı her makamda günahlarından arınmayı, kalbini yenilemeyi ve manevi bir dirilişe ulaşmayı niyet etmelidir.”

Zemzem suyu ile hurma ikram edilirken hem hac ibadetini yapan, hem de ‘hac mübareği’ için ziyaret eden insanların gönlünde tarifsiz bir huzur hissedilir.

Rabbim ibadetlerimizin hepsini izzeti dergahında kabul eylesin inşallah.

Cenap Şirin hocamın paylaşımı ile yazımızı tamamlayalım.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin bir gün "Kudüs Valisi" olma dileği İsrail'de müthiş rahatsızlık yarattı.

İsrail Dışişleri Bakanı Katz adeta çıldırdı. X'e attığı mesajda Türkiye'deki dostlarından destek istedi, Osmanlı'ya bile dil uzattı.

Şimdi Çiftçi'nin dileği bazılarına çok ütopik gelebilir.

Ama 1980 öncesini yaşamışlar için bu hiç de ütopik değildir.

1980 lerin başında SSCB Dünya'nın korkulu rüyasıydı, karşı konulmaz bir güçtü. Dünya'yı titretiyordu.

Ama SSCB 1985' i bile göremedi.

Birkaç yılda darmaduman oldu.

SSCB de Yahudiler'in 20 asırda kurduğu 3 devletten biriydi.

Gümbür gümbür çöktü, gitti.

İsrail'de pekala gümbür gümbür çökebilir ve Muhterem Çiftçi sadece Kudüs'ün Valisi değil, Filistin Eyaletinin Beylerbeyi olabilir.

Filistin Eyaleti de Kızıldeniz'den Sina Yarımadası'ndan Hatay-Urfa-Antep'e kadar bir alanı kapayabilir pekala...

Hiçbir şey imkansız değildir...

Bilindiği gibi;

Tarih tekerrürden ibarettir.

Sınırlarınız haritalar değil, hayallerinizdir!...

Bu da bizim yorumumuz.

“İsrail bize küçük bir lokma sayın hocam. Ama önce "Biz" kendimiz olmalıyız.”

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.