Konya'nın Sarayönü ilçesine bağlı Ladik Mahallesi’nde doğan, eğitimini İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamlayan Söğüt; motosikletle, karavanla ve şimdi de yelkenliyle çıktığı keşiflerle biliniyor.
60’tan fazla ülke gören, İpek Yolu’nu aşıp Moğolistan’a kadar ulaşan Ali Söğüt, şimdi de Slovenya’dan Türkiye’ye uzanan 15 günlük bir mavi yolculukta.
Yeni rotasında yanında tecrübeli denizci Ulaş Kaptan ve iki yakın dostu var. Söğüt’le bu yolculuğun anlamını ve yaşamın deniz üzerindeki ritmini konuştuk.

*SarayMedya: Bu yolculuk fikri nasıl doğdu?
Ali Söğüt:
Aslında bu, 12 yıl önce kurduğum bir hayalin devamı. O zamanlar bir gün yelkenliyle dünya turu yapmayı düşlemiştim. Şimdi ilk büyük adımı attım; kendi teknemi teslim alıp Türkiye’ye getiriyorum.
*SarayMedya: Kimlerle birlikte bu yolculuktasınız?
Ali Söğüt:
Yanımda Ulaş Kaptan ve iki yakın arkadaşım var. Uzun seyirleri, gece nöbetlerini, ani hava değişimlerini paylaşmak yalnız olmaktan çok daha anlamlı. Bu yolculuk aynı zamanda bir dostluk sınavı da.

*SarayMedya: Teknenizin adı “Senkron”. Bu ismin özel bir anlamı var mı?
Ali Söğüt:
Evet, aslında iş hayatımdaki iki markaya gönderme:
SenkronFilo ile araç kiralama yapıyoruz,
SenkronYacht ile de bu tekneden başlayarak yelkenli kiralama işine giriyoruz.
Ama daha da önemlisi, her şeyin doğayla, zamanla ve insanla uyum içinde olması fikri... Yani, senkronize bir yaşam anlayışı.

*SarayMedya: Tekne nerelerde kiralanabilecek?
Ali Söğüt:
Yaz aylarında Göcek koylarında, kışın ise İstanbul’da – özellikle Ataköy çevresinde konumlanacak. Haftalık kiralama yapacağız fakat bu süreç tamamen referansa dayalı olacak; yalnızca dostlarımıza ve yakın çevremize açık.
*SarayMedya: Bu seyahatte size en iyi gelen şey ne oldu?
Ali Söğüt:
Sessizlik. Denizde zamanın bambaşka bir ritmi var.
Bir gece alargada kalırsınız, rüzgâr çıkar, çapalar tarar, siz nöbet tutarsınız…
Ama o anlarda bile bir tür huzur vardır. Deniz insanı şekillendiriyor; sizi sabra, ritme, uyuma davet ediyor.

*SarayMedya: Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersiniz?
Ali Söğüt:
Hayaller, onlara inananlar için bir gün gerçeğe dönüşür.
Benimkisi 12 yıllık bir hayaldi. Şimdi o hayalin içindeyim.
Herkese biraz cesaret, biraz rüzgâr ve kendi rotalarını bulmaları için bir çağrı bırakmak isterim:
Harekete geçin.
Dalgaların ve rüzgârın izinde bir yolculuk; teknede değil, belki de iç dünyamızda yapılan bir keşif…
Ali Söğüt’ün bu deneyimi, “hayat başka türlü de yaşanabilir” diyenlere ilham veriyor.







