Atatürk'ü anarken: Kurtuluşun ve Cumhuriyet'in mirası 87 yıl sonra bile parlıyor!

GÜNDEM Yayınlanma : 09 Kasım 2025 11:07 Düzenleme : 09 Kasım 2025 11:07
Atatürk'ü anarken: Kurtuluşun ve Cumhuriyet'in mirası 87 yıl sonra bile parlıyor!
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele'yi başlatarak ülkeyi düşman işgalinden kurtardı ve modern Türkiye'yi inşa etti. Askeri dehası, siyasi vizyonu ve ilke dolu yaşamıyla 87 yıl önce aramızdan ayrılması

Umutsuzluğun hakim olduğu bir milleti Milli Mücadele ateşiyle yeniden ayağa kaldıran, Anadolu'nun vatan olmasını sağlayan ve 102 yaşında bir Türkiye Cumhuriyeti kuran Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının üzerinden tam 87 yıl geçti. 1881'de Selanik'te dünyaya gözlerini açan Atatürk, annesi Zübeyde Hanım'ın isteğiyle Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde başladığı eğitim hayatına, babası Ali Rıza Efendi'nin yönlendirmesiyle Şemsi Efendi Mektebi'nde devam etti. Selanik Mülkiye Rüştiyesi'nden kendi isteğiyle ayrılan Mustafa Kemal, askeri eğitimini Selanik Askeri Rüştiyesi'nde sürdürdü ve ardından Manastır Askeri İdadisi'nden ikincilikle mezun oldu. Öğrenim hayatı boyunca yabancı dil eğitimine de önem veren Atatürk, yazları Selanik'e döndüğünde Fransızca dersleri aldı. İstanbul'a gelerek 1899'da girdiği Harp Okulu'nu 1902'de teğmen rütbesiyle, Harp Akademisi'ni ise 1905'te kurmay yüzbaşı olarak tamamladı.

ASKERİ DEHASI VE VATAN SEVGİSİ

Kurmaylık stajını 1905'te Şam'da 5. Ordu emrinde yapan Mustafa Kemal, Suriye'deki başarılı hizmetleri nedeniyle Beşinci Rütbe'den Mecidi Nişanı ile ödüllendirildi. 1907'de Manastır'daki 3. Ordu Karargahı'na atanan ve Selanik'teki kurmay şubede görev alan Mustafa Kemal, 1909'da İstanbul'daki 31 Mart Vakası'nı bastıran Hareket Ordusu'nda yer aldı. 1910'da Arnavutluk'taki isyanı bastırmak için düzenlenen harekatta da görev alan Mustafa Kemal, 1911'de İtalya'nın Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi. Tobruk ve Derne'de Türk kuvvetlerini başarıyla yöneterek İtalyanlara karşı Tobruk Savaşı'nı kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığı'na atanan Mustafa Kemal, Balkan Savaşı'nın başlamasıyla Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaştı ve Dimetoka ile Edirne'nin geri alınmasında önemli rol oynadı. 1913'te Balkan Harbi sonrası Sofya ataşemiliterliğine atandı. Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla cephede görev almak isteyen Mustafa Kemal'e, Sofya Ataşemiliterliği'nin daha önemli görüldüğü cevabı verildi. Bunun üzerine Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya yazdığı mektupta, "Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben, Sofya'da ataşemiliterlik yapamam." diyerek cepheye gitme isteğini dile getirdi. Bu talebi üzerine 1915'te 3. Kolordu'ya bağlı 19. Tümen Komutanlığı'na atandı.

ÇANAKKALE VE MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ

Gelibolu Yarımadası'na asker çıkaran düşman kuvvetleri, Atatürk'ün komutasındaki 19. Tümen karşısında geri çekildi. Cephanesi biten askerlere "Cephaneniz yoksa süngünüz var." diyerek moral veren Mustafa Kemal Paşa, Conkbayırı taarruzu sırasında göğsüne isabet eden şarapnel parçasıyla ölümden döndü. Bu zaferle "Anafartalar Kahramanı" olarak anılmaya başlandı. Çanakkale'den sonra Doğu Cephesi'nde 16. Kolordu Komutanlığı'na atanan Mustafa Kemal, 1916'da Rus saldırılarını durdurarak Bitlis ve Muş'u geri aldı ve generalliğe terfi etti. 1917'de Filistin ve Suriye'de görevli 7. Ordu Komutanlığı'na atanan Paşa, daha sonra 2. Ordu Komutanlığı'na tayin olsa da bu görevi kabul etmeyerek İstanbul'da kaldı. Aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya giderek incelemelerde bulundu. 1918'de Suriye cephesinde yeniden görevlendirilen Mustafa Kemal, İngilizlerin İskenderun'u işgal edip çekilmekte olan 7. Ordu'yu ablukaya alma amacını İstanbul'a bildirdi. Hükümetle yaptığı görüşmelerde İngilizlere verilen tavizleri eleştiren Paşa'ya, Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı ve 7. Ordu'nun lağvedildiği bildirildi. Emrindeki birliklerin komutasını Nihat Paşa'ya bırakarak İstanbul'a hareket eden Mustafa Kemal Paşa, 13 Kasım 1918'den 16 Mayıs 1919'a kadar İstanbul'da kalarak ülkenin durumunu eleştirdi ve ülkesinin kaderini değiştirecek Samsun yolculuğuna çıkarak istiklal mücadelesini başlattı. Ordu Müfettişliği göreviyle İstanbul'dan ayrılan Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı ve 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni yayımlayarak milletine "vatanın bütünlüğünün ve bağımsızlığının tehlikede olduğunu, azim ve kararlılıkla vatanın kurtarılması için Sivas'ta bir kongre toplanacağını" bildirdi. Osmanlı Hükümeti'ndeki görevinden ve askerlikten istifa ederek 23 Temmuz 1919'da Erzurum, 4 Eylül 1919'da ise Sivas Kongreleri'ne başkanlık yaptı. Bu kongrelerde alınan "Düşman işgaline karşı milletin vatanı savunacağı, geçici bir hükümetin kurulacağı, milli meclisin toplanacağı ve manda himayenin kabul edilmeyeceği" kararları, Büyük Millet Meclisi'nin temellerini oluşturdu. 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açıldı ve Mustafa Kemal Atatürk Meclis ve Hükümet Başkanı seçildi.

CUMHURİYET''İN KURULUŞU VE SONRASI

TBMM açılmadan 17 gün önce, 6 Nisan 1920'de, Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla "Milli Mücadele'nin sesini dünyaya duyurmak" amacıyla Anadolu Ajansı (AA) kuruldu. AA, TBMM'nin ilk yasalarını duyurdu ve Milli Mücadele'nin her aşamasına tanıklık etti. 10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması'nı tanımadıklarını belirten Atatürk, "Siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığımızı imhaya ve neticede yaşama hakkımızı inkara ve kaldırmaya yöneltilmiş Sevr Antlaşması bizce mevcut değildir." dedi. Yunan kuvvetlerinin İzmir'i işgali üzerine başlayan Sakarya Meydan Muharebesi'nde, "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emriyle Türk ordusu büyük bir zafer kazandı. Bu zaferin ardından Mustafa Kemal Atatürk'e TBMM tarafından "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı verildi. Sakarya Zaferi sonrası Kars Antlaşması ve Ankara Antlaşması imzalandı. 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz başlatıldı ve 30 Ağustos 1922'deki Dumlupınar Meydan Muharebesi'nde Türk ordusu Yunan ordusunu bozguna uğrattı. 9 Eylül 1922'de İzmir'e girilerek Anadolu düşman işgalinden kurtarıldı. 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve işgal kuvvetleri Türk topraklarından çekildi. 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzalandı ve Atatürk, bu antlaşmayı "Türk milleti aleyhine, asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması'yla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eder bir vesikadır." olarak değerlendirdi. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi ve Mustafa Kemal Atatürk Cumhurbaşkanı seçildi. 1938'de vefatına dek dört kez Cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten Cumhurbaşkanı oldu. 14 Haziran 1926'da suikast girişimi engellenen Atatürk, bu olaya ilişkin, "Alçak girişimin benim şahsımdan ziyade mukaddes Cumhuriyet'imize ve onun dayandığı yüksek ilkelerimize yönelmiş bulunduğuna şüphe yoktur. Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." dedi. 24 Kasım 1934'te "Atatürk" soyadı verildi. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'na karşı 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı başlatıldı. Dış politikada Milletler Cemiyeti'ne giriş, Balkan Antantı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Sadabat Paktı gibi adımlar atıldı. Tarıma önem veren Atatürk, çiftliklerde 1925'ten itibaren çalışmalar yaptırdı. "Benim şahsi meselem" dediği Hatay'ın ana vatana katılması için çaba sarf etti ve bu hedef vefatından sonra 1939'da gerçekleşti. 57 yıl süren yaşamında milletinin ve vatanının bağımsızlığı için yılmadan çalışan Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda saat 09.05'te hayata gözlerini yumdu. Naaşı 16 Kasım'da Dolmabahçe'den Yavuz Zırhlısı ile İzmit'e, oradan da trenle Ankara'ya uğurlandı. 21 Kasım 1938'de Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konulan Atatürk'ün naaşı, 10 Kasım 1953'te ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e taşındı. "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyen Atatürk, Türk milletinin gönlünde yaşamaya devam ediyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.