Batı Şeria'da Filistinliler: Yahudi yerleşimcilerin saldırılarıyla can güvenliği yok

YAŞAM Yayınlanma : 24 Ekim 2025 11:29 Düzenleme : 24 Ekim 2025 11:29
Batı Şeria'da Filistinliler: Yahudi yerleşimcilerin saldırılarıyla can güvenliği yok
Batı Şeria'nın Ummul Hayr köyündeki Filistinliler, Yahudi yerleşimcilerin ev yıkımı, ağaç sökümü ve günlük tacizleri nedeniyle can güvenliği olmadan yaşıyor. 28 Temmuz'da bir köylünün şehit edilmesiyle saldırılar daha da arttı.
Batı Şeria'da Filistinliler: Yahudi yerleşimcilerin saldırılarıyla can güvenliği yok

İsrail işgali altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentindeki Ummul Hayr köyü sakinleri, Yahudi yerleşimcilerin sistematik saldırıları nedeniyle temel insan haklarından mahrum bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Köydeki 38 aile, ev yıkımları, ağaç sökümleri ve günlük tacizlerle karşı karşıya kalırken, can güvenliklerinin olmadığını belirtiyor.

GÜNLÜK HAYATTA SİSTEMATİK TACİZ

Köy sakinleri, Yahudi yerleşimcilerin üzerlerine tükürme, hakaret etme ve fiziksel saldırılarla dolu günlük yaşamlarını anlatıyor. Oğlunu yerleşimci saldırısında kaybeden Khadra Al-Hathalin, "Aşağılayıcı bir hayat sürüyoruz. Gece gündüz kovalanıyoruz, hiçbir güvenliğimiz yok" diyerek yaşadıkları travmayı gözyaşları içinde ifade ediyor. Köylüler, sabah namazı vakitlerinde bile saldırıya uğradıklarını ve evlerine kilitlendiklerini aktarıyor.

GEÇİM KAYNAKLARINA YÖNELİK SALDIRILAR

Ummul Hayr Toplum Merkezi Müdürü Aziz Al Hathalin, yerleşimcilerin bedevi topluluklarının temel geçim kaynağı olan hayvancılığa yönelik sistematik saldırılar düzenlediğini belirtiyor. Son yıllarda 100'den fazla evin yıkıldığını, meraların ele geçirildiğini ve hayvanların çalındığını ifade eden Hathalin, "İnsanların geçim kaynaklarına savaş açtılar. Amacı bölgeden göç ettirmek" diyor. 28 Temmuz'da kardeşi Awda'nın şehit edilmesinin ardından saldırıların daha da arttığını vurguluyor.

ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI İHLALİ

Köy sakinleri, 21. yüzyılda "insanlık ayıbı" olarak niteledikleri koşullarda yaşadıklarını belirtirken, elektrik ve su kesintilerinin de günlük hayatın bir parçası haline geldiğini aktarıyor. 210 kişilik bedevi topluluğu, 1948'de Tel Arad'dan sürüldükten sonra şimdi de yeni bir göç baskısıyla karşı karşıya olduklarını ifade ediyor. Uluslararası toplumun dikkatini çekmeye çalışan köylüler, temel insan haklarının ihlal edildiğini vurguluyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.