Hüdavend Hatun Aile Sağlığı Merkezi'nde görevli aile sağlığı çalışanı Filiz Bozlugöl, yenidoğan tarama testlerinin, potansiyel olarak yıkıcı olabilecek kalıtsal ve metabolik hastalıkların erken teşhisinde kritik bir rol oynadığına dikkat çekerek ailelere önemli bir çağrıda bulundu. Doğumdan hemen sonra uygulanan bu tarama programı, henüz belirti vermeyen hastalıkları tespit ederek bebeklerin sağlıklı bir yaşam sürmeleri için hayati bir önem taşıyor.

ERKEN TEŞHİS VE TEDAVİNİN ÖNEMİ
Tarama programı kapsamında belirlenen hastalıkların erken teşhis edilmesi, tedavi süreçlerinin zamanında başlatılmasını sağlayarak hastalıkların olumsuz etkilerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu bağlamda, özellikle fenilketonüri gibi doğuştan gelen kalıtsal bir hastalık olan ve tedavi edilmediğinde kalıcı zeka geriliğine yol açabilen rahatsızlıkların tespiti büyük önem arz ediyor. Ülkemizde de sıkça görülen ve akraba evlilikleriyle riski artan fenilketonüri, yenidoğan tarama programı sayesinde erken dönemde belirlenebiliyor.

TOPUK KANI TESTİ: BEBEKLER İÇİN GÜVENLİ VE HAYATİ BİR ADIM
Filiz Bozlugöl, fenilketonüri ile dünyaya gelen bebeklerin ilk aylarda sağlıklı görünebildiğini ve bu nedenle hastalığın dışarıdan fark edilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Hastalığın ancak yenidoğan tarama programı kapsamında yapılan topuk kanı testi ile erken dönemde tespit edilebildiğini belirten Bozlugöl, erken teşhis edilen hastaların özel bir diyet programıyla sağlıklı bir yaşam sürdürebileceğini ifade etti. Topuk kanı alınmasının bebeklere herhangi bir zarar vermediğini, aksine milyonlarca bebeğin hayatını ve sağlığını koruduğunu belirten Bozlugöl, anne ve babaları bu önemli testi ihmal etmemeleri konusunda uyardı. "Her damla topuk kanı, bebeğinizin sağlıklı geleceğine atılan önemli bir adımdır" sözleriyle çağrısını tamamladı.







