Uzun yıllar boyunca bal üreticileri tarafından çöpe atılan, arıların poleni fermente ederek ürettiği arı ekmeği, son dönemde hem üreticiler hem de tüketiciler için değerli bir besin kaynağı haline geldi. Protein deposu olarak nitelendirilen arı ekmeği, yüksek besin değeri ve sağlığa olan faydaları sayesinde kilosu 3 bin TL’den satılıyor.
Arılar, çiçek ve bitkilerden topladıkları polenleri kovanlarına taşıyarak kendi enzimleriyle fermente ediyor ve bu şekilde arı ekmeğini üretiyor. 25 yıldır arıcılıkla uğraşan Engin Ekinci, arı ekmeğinin son yıllarda yeniden keşfedildiğini ve yerli üretimin arttığını ifade etti.
Ekinci, ürünün özelliklerine dair şu bilgileri paylaştı:
“Arı ekmeği olmazsa arı olmaz. Arıların ve tabiatın ham maddesidir. Arılar çiçekleri ve bitkilerin polenlerini kovanlarına bacaklarında getirerek kendi enzim ve salgılarını katarak bu yiyeceği üretiyorlar. İçerinde yaklaşık olarak 22-23 çeşit amino asit barındırıyor. Protein açısından da oldukça zengin. Bir çay kaşığı arı ekmeği, 1 kilogram et ile eşdeğer proteine sahip.”
Son yıllarda özellikle akciğer hastalıkları, prostat, eklem ağrıları gibi rahatsızlıklar için şifa arayanların ve diyet yapan bireylerin tercih ettiği arı ekmeği, bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğiyle de öne çıkıyor. Ekinci, "Birkaç yıl öncesine kadar üretimi yapılmıyordu, çöpe atılıyordu. Şimdi ise arı ekmeği şifa arayanların gözdesi oldu,” dedi.
“Diyet yapan insanlar için, çocukların gelişimi için önerilen, birçok farklı çiçekten oluşan çok şifalı bir besin” diyen Engin Ekinci, arı ekmeğinin artık arıcılığın önemli bir yan ürünü olarak değerlendirildiğini sözlerine ekledi.







