Düzce depremi: 26 yıl sonra o geceyi yaşayan gazetecilerden kan donduran anılar!

YAŞAM Yayınlanma : 12 Kasım 2025 12:19 Düzenleme : 12 Kasım 2025 12:19
Düzce depremi: 26 yıl sonra o geceyi yaşayan gazetecilerden kan donduran anılar!
12 Kasım 1999'da Düzce'de yaşanan 7,2 büyüklüğündeki depremin üzerinden 26 yıl geçti. Felaketin tanığı gazeteciler, o gece yaşadıkları dehşet dolu anıları ve şehrin küllerinden yeniden doğuşunu paylaştı.

12 Kasım 1999 tarihinde Düzce'yi vuran 7,2 büyüklüğündeki yıkıcı depremin üzerinden 26 yıl geçti. O geceyi en yakından yaşayan ve felaketin tanıklığını yapan gazeteciler, yaşadıkları dehşet dolu anları ve şehrin küllerinden nasıl yeniden doğduğunu anlattı. Düzce'nin yüksek katlı yapılaşmaya son vererek aldığı dersler vurgulandı.

YIKIMIN ORTASINDA HAYATTA KALMA MÜCADELESİ

Depremin merkez üssü Düzce'de saatler 18.57'yi gösterdiğinde yaşanan 7,2 büyüklüğündeki deprem, sadece binaları değil, binlerce insanın hayatını, umutlarını ve şehir hafızasını da yerle bir etti. Yıkımın ortasında kalan Düzceliler, bir yandan sevdiklerini ararken bir yandan da hayatta kalma mücadelesi verdi. Enkaz altından yükselen çığlıklar, o geceyi yaşayan herkesin belleğine kazındı. Felaketin ardından geçen 26 yılın ardından, Düzce Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, o gecenin en yakın tanıkları olan gazetecilerle bir araya gelerek, yaşananları kamuoyuna aktardı.

GAZETECİLERDEN KAN DONDURAN TANI KLIKLAR

İhlas Haber Ajansı (İHA) Düzce Temsilcisi Ali Yıldız, depremin ardından İHA'nın canlı yayın araçlarının Düzce'ye gelerek tüm dünyaya haber servisi yaptığını ve bu sayede birçok kurumun daha çabuk Düzce'ye ulaştığını belirtti. Gazeteci Hasan Kaya, ana haberleri sunmak için üst kata çıkarken büyük bir gürültüyle depremin başladığını ve aracının üzerine banka binası çöktüğünü, ancak kızının sesini duyarak dünyaların kendisi olduğunu söyledi. TRT Muhabiri Levent Öztürk, merkez üssünün Düzce olduğunu duyduğunda hemen şehre döndüğünü ve acilen yardım çağrısı yaptığını ifade etti. Gazeteci Ümit Çetin, aracının İstanbul Caddesi üzerinde enkaz altında kaldığını ve binaların altından gelen seslere rağmen hiçbir şey yapamadıklarını anlattı. Gazeteci-yazar Dilaver Kambur, tam bir korku dünyası olduğunu ve annelerin evlatlarını almayı unuttuğu anlar yaşadığını dile getirdi. Gazeteci Harun Can Şerbetci, insanların bağırmalarının aklına geldikçe kanının çekildiğini ve tesadüfen cebinde bulunan fotoğraf makinesiyle çekim yaptığını belirtti. Anadolu Ajansı Düzce Temsilcisi Ömer Ürer, arabasının ışığına doğru koşan toz yığınından çıkmış insanları ve cenazeyi bulduğumuza sevindiğimiz bir dönem olduğunu aktardı. Fotoğraf Sanatçısı Lütfü Şimşek ise enkazdan çıkan bir vatandaşın 'Enkazdan çıkan hayat' başlığıyla uluslararası basında yer aldığını ve duvarlara yazılan 'Biz iyiyiz gençlik merkezinin önünde çadırdayız' gibi yazıları fotoğrafladığını söyledi.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.